Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

İLK TRİMESTER ABORTUS MATERYALLERİNDE Kİ-67, BCL-2 VE BAX EKSPRESYONU

CANAN KELTEN, OSMAN ZEKİOĞLU, COŞAN TEREK, NECMETTİN ÖZDEMİR, ENDER DÜZCAN

Türk Patoloji Dergisi - 2010;26(1):31-37

Department of Pathology, Pamukkale University, Faculty of Medicine, DENIZLI, TURKEY

 

Amaç: Bu çalışmada, düşük materyallerinde, fötal trofoblastlar ve maternal desiduada, immünhistokimyasal olarak proliferasyon belirleyicisi (Ki-67) ve apoptoz ile ilgili belirleyiciler (Bcl-2 ve Bax) arasındaki ilişkiyi değerlendirerek, spontan ve reküran abortus olgularında benzer ya da farklı mekanizmaların varlığını araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Histopatolojik olarak değerlendirilen küretaj materyallerinde “Arias-Stella reaksiyonu gösteren desidua ve koryon villusları” veya “gebelik ürünü” tanısı almış 65 hastaya ait 80 doku örneği çalışmaya alındı. Olgulara ait Hematoksilen&Eozin boyalı kesitler tekrar değerlendirildi ve seçilen kesitler immünohistokimyasal olarak Ki-67, Bcl-2 ve Bax ile boyandı. Bulgular: Abortus olgularında, hem desiduada hem de koryon villuslarını döşeyen sitotrofoblastik hücrelerde Ki-67 ile değerlendirilen proliferasyon miktarı tahliye küretaj olgularından anlamlı olarak daha düşük saptandı. Abortus olgularında koryon villuslarını döşeyen sinsityotrofoblastlarda eksprese edilen Bcl-2 yaygınlığı, tahliye küretaj olgularına göre azalmış izlendi. Spontan ve rekürren abortus olguları arasında, desidua ve koryon villuslarında Ki-67 proliferasyon indeksi ya da villusları döşeyen sinsityotrofoblastlarda eksprese edilen Bcl-2 yaygınlığı arasında anlamlı farklılık saptanmadı. Bax ile az sayıda abortus olgusunda desiduada düşük düzeyde ekspresyon izlendi. Sonuç: Abortus olgularında fötal villöz sitotrofoblastlar ve maternal desidual dokularda proliferasyon oranının azaldığı sonucuna vardık. Sinsityotrofoblastlarda Bcl-2 ekspresyon kaybının bir grup olguda abortusa yol açabileceğini düşündük. Bununla birlikte, spontan ve reküran abortus olgularında elde edilen bulgular, bu iki grupta farklı mekanizmaların geçerli olabileceği görüşünü destekler nitelikte değildi.