Nilüfer BÜYÜKKOYUNCU PEKEL, Demet YILDIZ, Burcu SİVRİKAYA, Melih YÜKSEL
Namık Kemal Medical Journal - 2026;14(2):151-159
Amaç: Toplumun yaklaşık %10'u yaşamının bir döneminde nöbet geçirmektedir. Buna karşın toplumda epilepsi görülme oranı %3 civarındadır. İlk defa nöbet şikayeti ile başvuran bireylerin hangilerinde nöbet tekrar riskinin yüksek olduğu ve hangilerine nöbet önleyici ilaç başlanması gerektiğinin öngörülmesi önem taşımaktadır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmaya Ocak 2022 tarihinden itibaren acil servis veya Nöroloji polikliniğine ilk defa bayılma şikayeti ile başvuran 18 yaş üstü 140 hasta dahil edildi. Hastaların demografik özellikleri, nörolojik muayene bulguları, elektroensefalografi (EEG), beyin manyetik rezonans görüntüleme (MRG) bilgilerine hastane bilgi sistemi üzerinden ulaşıldı. Kayıtlı telefon numarası aranarak ilk nöbet sonrası nöbet tekrarı olup olmadığı sorgulandı ve poliklinik takipleri incelenerek epilepsi tanısı alanlar kayıt altına alındı. Bulgular: Çalışmaya toplam 140 hasta dahil edildi. Hastaların ortalama yaşı 56,17+/-19,45 yıldı, 74'ü (%52,9) kadındı. Hastaların 23'ü (%16,4) yeni epilepsi tanısı aldı. İlaç kullanımı ve bilinç kaybı ile nöbet tekrarı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptandı [(p=0,006), (p=0,022)]. Cinsiyet, febril konvülsiyon, ailede epilepsi ve kafa travması öyküsü, Beyin MRG ve EEG bulguları ile nöbet tekrarı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmadı (p>0,05). Sonuç: Uzun yıllar sürecek tedavi sürecinin zorlukları göz önünde bulundurulduğuna nöbet önleyici ilaç başlama kararı klinisyenler için önem taşımaktadır. İlk nöbet sonrası epilepsi hastalığı gelişme oranlarının ve hangi hasta grubunun nöbet tekrarı açısından riskli olduğunun bilinmesi bu zor kararın verilmesinde klinisyene yardımcı olur.