İMMÜN TROMBOSİTOPENİLİ ÇOCUK HASTALARDA STANDART DOZDA UYGULANAN İNTRAVENÖZ İMMÜNGLOBULİN TEDAVİSİNE YANITI BELİRLEYEN FAKTÖRLER

ÜLKÜ MİRAY YILDIRIM, FUNDA TEKKEŞİN, BEGÜM ŞİRİN KOÇ, FİKRET ASARCIKLI, SUAR ÇAKI KILIÇ

Southern Clinics of Istanbul Eurasia - 2022;33(1):64-69

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Pediatrik Hematoloji ve Onkoloji Bölümü, İstanbul

 

GİRİŞ ve AMAÇ: Akut immün trombositopenik purpura (İTP) sık görülen edinsel bir kanama bozukluğudur. İTP’li çocuk hastalarda intravenöz immünglobulin (İVİG) başlangıç tedavisi olarak sıklıkla kullanılır. İVİG’ye yanıtı öngörebilecek faktörler kesin olarak belirlenememiştir. Burada İTP’li çocuk hastaların tanıdaki klinik ve laboratuvar bulgularının İVİG tedavisine olan yanıtları ile kronik İTP gelişmesi arasındaki ilişki incelenmiştir. YÖNTEM ve GEREÇLER: Haziran 2016–Aralık 2019 tarihleri arasında başlangıç tedavisi olarak İVİG uygulanan 45 akut İTP tanılı hasta değerlendirilmiştir. Kısa dönem İVİG cevabı; İVİG verildikten iki hafta sonra bakılan trombosit sayısı, uzun dönem yanıt ise trombositopenisiz geçen süre (TFS) olarak belirlenmiştir. TFS, başlangıç tedavisi olarak uygulanan İVİG sonrası relaps, ek tedavi gereksinimi veya kronik İTP’ye progresyon izlenmeden elde edilen sağkalım olarak tanımlanmıştır. BULGULAR: Tek değişkenli analizlerde; hasta yaşının ≥25 ay, (p=0.002) trombosit sayısının ≤6.9x109/L olması (p=0.034) ile hemoglobin (Hb) değerinin >12.4 g/dL olmasının (p=0.001) kısa dönem cevap için olumsuz faktörler olduğu belirlendi. Uzun dönem yanıtta ise yapılan tek değişkenli analizlerde hasta yaşının ≥25 ay, (p=0.002) trombosit sayısının ≤6.9x109/L olması (p=0.034) ile hemoglobin (Hb) değerinin >12.4 g/dL olmasının (p=0.001) İVİG’ye yanıtta olumsuz faktörler olduğu belirlendi. TARTIŞMA ve SONUÇ: Çalışmadan elde edilen veriler doğrultusunda yeni tanı almış İTP’li hastalarda yaşı ≥25 ay olanlar ile trombosit sayısı <6.9x109/L olan hastaların İVİG’ye yanıtları göz önünde bulundurulduğunda, bu hastaların başlangıç tedavilerinde kortikosteroidler gibi İVİG dışındaki tedavi seçeneklerinin tek başına ya da İVİG ile kombine edilerek kullanılması önerilmektedir.