ÖZKAN C DİLEK, HİLMİ SABUNCU
Yeditepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dergisi - 2010;2(4):58-64
Dental implantların osseointegre olması için gerekli olan en önemli şartlardan biri, kemiğe yerleştiririldikten sonra 4-6 aylık iyileşme dönemi boyunca fonksiyonel yüklemeden uzak tutmaktır. Bu iyileşme döneminde total dişsiz hastalarda geçici hareketli protezler yapılmaktadır. Ancak akriliğin sert yapısı, özellikle expose durumda olan implantları okluzal kuvvetlere açık bırakmaktadır. Bu problemin çözümü için yumuşak astarlama materyalleri ile besleme yapılmaktadır. Ancak geçici yumuşak astarlama materyalleri ile en sık yaşanan problem Polimetilmetakrilat (PMMA) yüzeyden ayrılmalarıdır. Bu da bakteri oluşumu, koku oluşması ve yumuşak dokuyu tahriş etme gibi komplikasyonları doğurmaktadır. Çalışmada Eversoft ve ViscoGel geçici yumuşak astarlama materyalleri 3 farklı yüzey işlemi yapılmış PMMA yüzeylerdeki çekme ve itme kuvvetlerine karşı gösterdikleri bağlanma kuvveti seviyesi incelenmiştir. Birinci grupta PMMA yüzeyler cilalı olarak bırakılmış, ikinci grupta, cilalı PMMA yüzeylere 5‘er dakika 38 % lik fosforik asit uygulanmış ve 3. grupta bu cilalı yüzeylere 30 saniye 99.6 % lık aluminyum oksit ile kumlama yapılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde üç farklı işleme tabi tutulmuş PMMA yüzeylerde Eversoft ve ViscoGel‘in bağlanma kuvvetleri Üniversal test cihazında çekme işlemi uygulanarak tespit edilmiştir. Ancak her iki materyalin de kohesiv kuvvetlerinin PMMA yüzeylere bağlanma kuvvetlerinden daha düşük olmasından dolayı materyaller PMMA yüzeyden ayrılmadan kopmuşlardır. Çalışmanın ikinci bölümünde örneklere bağlanma yüzeyine paralel makaslama kuvveti uygulanmıştır. Bu örneklerde geçici yumuşak astarlama materyallerinin kumlama yapılmış PMMA yüzeye diğer yüzeylerden daha yüksek bir kuvvetle bağlandığı ve bu farklılığın istatistiksel olarak anlamlı olduğu görülmüştür (p<0.001). Aynı zamanda Eversoft materyalinin Viscogel materyaline göre kumlama yapılmış yüzeye daha güçlü bağlanma kuvvetine sahip olduğu görülmüş ve bu farklılık ta istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0.001). Sonuç olarak geçici yumuşak astarlama materyalinin PMMA yüzeylere bağlanma kuvvetinin, materyalin cinsine ve aynı zamanda PMMA yüzeyin pürüzlendirme işlemine bağlı olduğu görülmüştür. Klinikte PMMA esaslı protezlerin astarlama işleminde kullanılan geçici yumuşak astarlama materyallerinin bu yüzeylere daha kuvvetli tutunmasını sağlamak için, basit bir işlem olan kumlama yapılmasının daha faydalı olduğu söylenebilir. Ancak çalışmanın deneysel olması ve ağız ortamında bulunan ve geçici yumuşak astarlama materyalinin PMMA yüzeye bağlanmasını etkileyebilecek parametreleri içermemesi nedeni ile klinik çalışmalar ile desteklenmesi gerektiğini düşünmekteyiz.