Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

İNFANTİL HİPERTROFİK PİLOR STENOZU: ÇOCUKLARDA EN SIK SAFRASIZ KUSMA NEDENİ

BAHATTİN AYDOĞDU, SERDAR SANDER, OYHAN DEMİRALİ, ÜNAL GÜVENÇ, CEMİLE BEŞİK BAŞDAŞ, ZAHİT MAHMUT, MEHMET ÖZGÜR KUZDAN, GÜLAY AYDIN TİRELİ

Comprehensive Medicine - 2012;4(2):69-73

S. B. Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Çocuk Cerrahisi Kliniği

 

Amaç: İnfantil hipertrofik pilor stenozunun (İHPS) tanı ve tedavisi ile ilgili deneyimlerimiz ışığında hastalığın öneminin vurgulanması amaçlanmıştır.? Yöntemler: Kliniğimizde Ocak 1993 - Aralık 2009 tarihleri arasında cerrahi tedavi uygulanan toplam 155 İHPS’li olgunun kayıtları geriye dönük olarak incelendi. Olgular yaş, cinsiyet, fizik muayene, radyoloji ve laboratuvar bulguları ile ameliyat sonrası komplikasyonlar açısından değerlendirildi.? Bulgular: Erkek-kız oranı 3.69: 1 olan hastaların başvuru yaşı 39.7 (15-120 gün) gün idi. Bebeklerin % 76.1’inin fizik muayenesinde tipik pilor kitlesi (olive) ele geliyordu. Tüm olgularda değişik derecelerde dehidratasyon ve kusma mevcut iken, 131’inde fışkırır tarzda şiddetli safrasız kusma ve 102 olguda ise belirgin kilo kaybı saptandı. Ameliyat sonrası karşılaşılan tek cerrahi komplikasyon ameliyat yarası açılması olup, bir hastada görüldü.? Sonuç: Tanı ve tedavisi çok basit olmasına karşın İHPS, erken tanınıp tedavisi uygun Şekilde yapılmadığında beslenme bozukluğu, dehidratasyon ve ölüme yol açabilen bir patoloji olduğundan özellikle safrasız kusma ve kilo kaybı ile getirilen bebeklerde ayırıcı tanıda elimine edilmesi gereken ilk hastalık olarak kabul edilmelidir.