Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

İNFANTLARDA AŞIRI AĞLAMA: İNFANTİL KOLİK Mİ? RENAL KOLİK Mİ?

NAZAN KAYMAZ, ELÇİN ZAN, GÖKHAN BAYSOY

The Anatolian Journal of Clinical Investigation - 2013;7(2):97-100

Mardin Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi Pediatri Bölümü, Mardin

 

Aşırı ağlayan bebekler aileleri endişelendirmekte ve acil servis ve poliklinikleri sıklıkla meşgul etmektedir. Bu bebeklerin muayeneleri genellikle normal olup infantil kolik tanısı konulmakta ve farklı tedaviler verilmektedir. Üriner sistem taş hastalığı, bebeklerde ağlama ve huzursuzluk nöbetleri şeklinde bulgu verebilir. Bu çalışmada, ’doğumdan itibaren’ sürekli ağlama yakınmasıyla hastaneye başvurmuş olan bebeklerin üriner sistem patolojileri açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya ’doğumdan itibaren’ sürekli ağlama nedeniyle en az üç kez hastaneye başvurmuş, infantil kolik tedavisinden fayda görmemiş, fizik muayenesi normal olup, büyüme geriliği olmayan ve etiyolojiye yönelik olarak yapılan hemogram, CRP, böbrek fonksiyon testleri ve karaciğer enzimleri normal sınırlarda olup üriner sistem ultrasonografisi yapılmış olan 0-12 ay arası 56 çocuk hasta (25 kız, 31 erkek) dâhil edilmiştir. Üriner sistem ultrasonografisi sonucunda bu çocukların 21’inde ( %37) üriner sistem patolojisi saptanmıştır. En sık saptanan patolojik bulgular ürolithiazis (n=11, %19) ve pelviektazidir (n=10, %17). Ürolithiazis saptanan 11 hastanın 10’unda birden fazla taş tespit edilmiştir. Taşlar lokalizasyon olarak en sık renal parenkimde (n=7, %63) ve kalikslerde saptanmıştır (n=5, %45). Pelviektazi saptanan hastaların üçünde sol evre 1 hidronefroz, birinde sol evre 2 hidronefroz; bilateral pelviektazi saptanan hastaların birinde bilateral evre 2 hidronefroz, diğerinde ise sol evre 3 hidronefroz saptanmıştır. Ağlamayla başvuran bebeklerde genel olarak infantil kolik düşünülmekte ve buna yönelik tedavi verilmektedir. Ancak bu tedavilerden yarar görmeyen bebeklerde, Türkiye’nin üriner sistem taş hastalığı açısından endemik bir bölge olması nedeniyle, üriner sistem anomalilerini saptamak amacıyla üriner sistem ultrasonografisi yapılmalıdır. Böylece erken tanı ve tedavi ile kronik böbrek yetmezliği ve komplikasyonları önlenebilir.