GÜLCAN GÜLEÇ, ELİF GÜNEŞ YALÇIN, ÇINAR YENİLMEZ
Kocatepe Tıp Dergisi - 2019;20(1):1-8
AMAÇ: İnfertilite kronik öngörülemez, kişisel ya da tıbbi olarak kontrol edilemez bir stresdir ve kişinin başa çıkma kaynaklarını aşabilir. Pek çok çalışma infertilitenin etiyolojisi ve tedavisine odaklanmakta iken psikososyal ve sosyal etkileri üzerinde göreceli olarak daha az çalışma bulunmaktadır. Bu çalışmada tedaviye başvurmuş infertil çiftlerin kaygı düzeyleri, sürekli öfke ve öfke tarzları, başa çıkma tarzları, yeti yitimi ve yaşam kalitesi açısından sağlıklı kontrol grubu ile karşılaştırılması amaçlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: Birincil infertilite tanılı 240 ve 152 sağlıklı kişi çalışmaya alınmıştır. Çalışmaya katılanlara Sürekli ve Durumluk Kaygı Ölçeği, Sürekli Öfke Öfke Tarz Ölçeği, Cope Ölçeği, Sheehan Yeti Yitimi, SF-36 Yaşam Kalitesi Ölçeği uygulanmıştır. BULGULAR: İnfertilite Grubundaki erkekler Kontrol Grubundaki erkeklere göre öfke-içe alt boyutu, Cope-madde alt boyutu ve SF-36 ağrı alt boyutunda anlamlı düzeyde daha düşük puan alırken; Yeti yitimi-iş alt boyutu, Yeti yitimi toplam puan ve SF-36 canlılık alt boyutundan anlamlı düzeyde daha yüksek puanlar aldı. İnfertilite Grubundaki kadınlar Kontrol Grubundaki kadınlara göre Durumluk Kaygı Ölçeği, Cope-madde alt boyutu, Öfke içe alt boyutu, SF-36 ağrı alt boyutundan anlamlı düzeyde daha düşük puanlar alırken; Cope din alt boyutundan anlamlı düzeyde daha yüksek puanlar aldı. Her iki grupta kadın ve erkekler arasında ölçek puanları açısından anlamlı farklılık saptanmadı.SONUÇ: İnfertil çiftler değerlendirilirken bedenselleştirme yerine duyguların kabulü ve doğrudan ifadesi konularına önem verilmektedir.