AZRA ARICI ÖZKAN, SALİH SADIK, ÇİĞDEM ISPAH
Türk Fertilite Dergisi - 2005;13(1):38-45
Amaç: Proksimal tubal obstrüksiyona bağlı infertilitesi olan hastalarda obstrüksiyonun histeroskopik tubal kanülasyonla giderilmesi amaçlandı. Materyal ve Metod: Nisan 1999 ve Ağustos 2001 tarihleri arasında, 20 - 40 yaş grubunda, infertilite yakınması ile başvuran, histerosalpingografi (HSG) ve laparoskopide komual veya proksimal tubal oklüzyon saptanan 21 hasta çalışmaya dahil edildi. Olgulara menstrüasyon sırasında tek doz Gonadotropin Releasing Hormon analoğu depo formu (10,8mg) subkutan uygulandı. Enjeksiyondan sonraki 40 - 50. günlerde laparoskopi ve histeroskopi planlandı. Oklüzyonun izlendiği tubal ostiumlara 3 Er. ureteral kateter ile laparoskopi eşliğinde kanülasyon yapıldı. Tubal patens, kateter içinden metilen mavisi geçirilmesi ile laparoskopik olarak gözlendi. Operasyondan 3 ay sonra HSG ile tubal patens değerlendirildi. Hastalar ortalama 14 - 46 ay (9-20 ay) gebelik açısından takip edildi. Bulgular: Kanülasyon planlanan 21 hastanın 17'sinde (%80,95) ostiumlar; 12 olguda bilateral, 5 olguda unilateral olarak gözlendi. Üç hastada yoğun intrauterin adezyonlara bağlı olarak, bir hastada internal servikal ostaki rijid darlık aşılmaya çalışılırken meydana gelen fundal yüzdeki 3mm. 'lik perforasyon nedeni ile ostiumlar vizualize edilemedi. Onüç hastaya unilateral, iki olguya bilateral tubal kanülasyon başarıyla uygulandı. Toplam başarı oranı %88,24 olarak kaydedildi. Peroperatif tubal perforasyon izlenmedi. Postoperatif 3. aydaki tubal patens oranımız %80,00'dır. Onbeş başarılı tubal kateterizasyon sonrası, ortalama 14,46 aylık izlemde 5 gebelik kaydedilmiştir. Bununla beraber perforasyon meydana gelen hastamızda ikinci seansta tubal patens sağlanmış ve gebelik elde edilmiştir. Toplam gebelik oranımız %37,50 olarak hesaplanmıştır. Sonuç: Histeroskopik transservikal tubal kanülasyon; diagnostik, minimal invaziv, terapötik potansiyelli intraoperatif bir seçenek olması ve yüksek tubal patens oranlarını düşük komplikasyon oranı ile sağlaması açısından, tubal hastalıkların tanı, ayırıcı tanı ve tedavisinde mikrocerrahi anastomozdan veya In Vitro Fertilizasyondan önce denenmelidir.