Ahu AKSOY CAN, Tuba GÜNER EMÜL
Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Sağlık Bilimleri ve Araştırmaları Dergisi - 2026;8(2):418-430
Amaç: Bu araştırmada infertil kadınlarda stres ile yaşam kalitesi arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Kesitsel tipte yürütülen bu araştırmanın örneklemini 114 infertil kadın oluşturmuştur. Veriler, "Tanıtıcı Özellikler Formu", "İnfertilite Stres Ölçeği" ve "Doğurganlık Sorunu Yaşayan Kişiler İçin Hayat Kalitesi Ölçeği" ile toplanmıştır. Verilerin analizinde bağımsız gruplarda t testi ve ANOVA ve Pearson Korelasyon Katsayısı kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmada, özellikle düşük öğrenim düzeyine sahip, çalışmayan ve daha önce gebelik deneyimi olmayan kadınların daha yüksek stres düzeyine ve daha düşük yaşam kalitesine sahip olduğu belirlenmiştir (p < 0.05). Ayrıca, kadın faktörlü infertilitenin ve özellikle intrauterin inseminasyon tedavisi görmüş olmanın stres düzeyini arttıran ve yaşam kalitesini azaltan faktörler olduğu saptanmıştır (p < 0.05). İnfertilite Stres Ölçeği ile Doğurganlık Sorunu Yaşayan Kişiler İçin Hayat Kalitesi Ölçeği puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı negatif bir ilişki bulunmuştur (p < 0.001). Sonuç: Düşük öğrenim düzeyi, çalışmama, gebelik deneyimsizliği ve kadın kaynaklı infertilite ve intrauterin inseminasyon tedavisi gibi faktörler bağlı stresi artırırken yaşam kalitesini azaltmaktadır. Dolayısıyla elde edilen tüm bulgular infertilite sürecinin sadece biyolojik değil, aynı zamanda psikolojik, sosyal ve ilişkisel boyutlarıyla da ele alınması gerektiğine dikkat çekmektedir.