MUSTAFA KEMAL DEMIRAG, MUZAFFER BAHÇIVAN, SERDAR MENEKŞE, ATİLLA SARAÇ, FERŞAT KOLBAKIR, HASAN TAHSİN KEÇELİGİL
Turkish Journal of Vascular Surgery - 2005;14(1):29-34
Amaç: Abdominal Aorta Anevrizmaları (AAA), ileri yaşla birlikte artış gösteren ve genellikle atherosklerotik değişikliklerin sonucunda gelişen dejeneratif hastalıklardır. Bu çalışmada, infrarenal yerleşim gösteren abdominal aorta anevrizmalarına yönelik yapılan elektif ve acil cerrahi girişim sonuçları irdelenmiştir. Yöntem: Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği'nde, Ocak 1987-Aralık 2003 tarihleri arasında toplam 70 hasta infrarenal abdominal aort anevrizması tanısı ile ameliyat edilmiştir. Hastalar; yaş, cinsiyet, belirtileri (semptom) ve bulguları (sign), sigara kullanımı, eşlik eden hastalıklar, tanıda kullanılan yöntemler, anevrizmanın yerleşimi ve boyutu, uygulanan cerrahi girişim yöntemi ve mortalite-morbidite açısından geriye dönük olarak değerlendirilmişlerdir. Bulgular: Hastaların 49'u erkek, 21'i kadın olup ortalama yaş 64.5 yıl idi. En sık başvuru nedeni şiddetli karın ve sırt ağrısı idi. Bütün olgular ele alındığında, ortalama anevrizma çapı 7.1 cm olarak bulundu. 20 hastada sadece infrarenal aorta, 47 hastada infrarenal aorta ve her iki iliyak atardamar, 3 hastada infrarenal aorta ve tek iliyak atardamarın anevrizmatik tutulumu söz konusu idi. Cerrahi işlem olarak; 30 hastada abdominal aortaya tüp greft interpozisyonu, 19 hastada aortobiiliyak baypas, 18 hastada aortobifemoral baypas, 1 hastada ruptür proksimalinden aorta bağlanarak abdominal aorta ile sağ iliyak atardamar arasına baypas, 2 hastaya aort ligasyonu ve sağ aksillofemoral baypas yapılmıştır. 41 hasta seçici (elektif) şartlarda, 29'u ise yırtılma (rüptür) nedeniyle ameliyat edilmiştir. Ameliyata elektif alınan olgulardan 1 hasta, acil şartlarda alınanlardan ise 7 hasta kaybedilmiştir. Toplam hastane mortalitesi %11 olarak saptanmış olup, bu değer seçici koşullarda alınan hasta grubunda %2,43, acil hasta grubunda %24,13'dir. Sonuçlar: Abdominal Aorta Anevrizmaları, risk faktörleri belirlenip uygun tanısal tetkikler yapılarak gerekli hazırlıkların ardından ameliyata alındıklarında kabul edilebilir mortalite ve morbidite oranıyla tedavi edilebilirler. Acil koşullarda ameliyata alınan olgularda ise mortalite nispeten yüksektir.