İNME SIKLIĞI VE İNME İLİŞKİLİ RİSK FAKTÖRLERİNİN CİNSİYET VE ZAMAN PERSPEKTİFİNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ; TÜRKİYE SAĞLIK VERİLERİ BİZE NE SÖYLÜYOR?

Mine Sezgin, Sevda Özel Yıldız, Nilüfer Yeşilot

Turkish Journal of Cerebrovascular Diseases - 2025;31(3):153-159

Department of Neurology, Faculty of Medicine, İstanbul University, İstanbul, Türkiye

 

Amaç: En yaygın nörolojik hastalıklardan biri olan inme, ölüm ve uzun dönem engelliliğin uzun dönem önde gelen nedenlerinden biri olmaya devam etmektedir. Bu çalışmada Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından gerçekleştirilen Türkiye Sağlık Araştırması (TSA) verileri kullanılarak toplumdaki beyan edilen inme sıklığı, inme geçiren bireylerin klinik özellikleri ile sağlık hizmetlerine erişimleri ve işlevsellik durumlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntemler: Çalışmamıza 2014, 2016, 2019, ve 2022 yıllarında yapılmış olan TSA'lardan on beş yaş ve üstündeki bireylerin verileri dahil edilmiştir. İnme sıklığı, inme ilişkili risk faktörleri, inme sonrası işlevsellik ve sağlık hizmeti kullanımına dair veriler, farklı yıllar, farklı yaş grupları (15-50 yaş arası, 51-65 arası, 66-80 arası ve 81 yaş üzeri) ve her iki cinsiyet arasında kıyaslanmıştır. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen toplam 76197 katılımcının yaş ortalaması 43,1 (+/-17,6) yıldı ve katılımcıların %53'ü kadındı. Son dört TSA'ya göre toplumdaki beyan edilen inme sıklığı %0,8 ve %1 arasındaydı. İnme geçirdiğini beyan eden bireylerin yaş ortancası 63 (çeyreklikler 48-73) idi ve inme olgularının %28'i elli yaş; %57'si ise altmış beş yaş altındaydı. Diyabet (%37), hipertansiyon (%65), böbrek hastalığı (%26) ve depresyon (%29) kadınlarda daha sıktı (sırasıyla P=,009 P<,001; P=,004; ve P=,02) Elli yaş altındaki bireylerin yarısı son iki haftada reçeteli ilaç kullanmadığını beyan etmekteydi. Sonuç: Yıllar içinde inme sıklığında kayda değer bir azalma görülmemiştir ve kontrol edilebilen risk faktörlerinin toplumdaki yüksek sıklığı çarpıcıdır. Bu alanda yapılacak yeni epidemiyolojik çalışmaklara ihtiyaç vardır. İnmenin birincil ve ikincil korunmasında yeni ve kapsayıcı stratejilerin geliştirilmesi gerekmektedir. Anahtar sözcükler: İnme, beyan edilen inme, inme ilişkili risk faktörleri, sağlık istatistikleri.