ESER KALAOĞLU
Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bilimleri Dergisi - 2025;28(2):130-135
Amaç: İnme sonrası depresif semptom şiddeti ile hastaların fonksiyonel aktivite düzeyi, ambulasyon durumu ve klinik özellikleri ile ilişkisini ortaya koymak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya, İstanbul Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yatarak rehabilitasyon gören 98 inme hastası dâhil edildi. Hastaların depresif semptom şiddeti Hamilton Depresyon Değerlendirme Ölçeği ile, fonksiyonel durumu Barthel İndeksi (Bİ) ile, ambulasyon durumu Fonksiyonel Ambulasyon Sınıflaması (FAS) ile değerlendirildi. Depresif semptom şiddetlerine göre hastalar depresyon olmayan, hafif derece depresyon ve orta derecede depresyon olarak 3 gruba ayrıldı. Hastaların fonksiyonel aktivite düzeyi, ambulasyon durumu ve klinik özellikleri bu gruplar arasında karşılaştırıldı. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 65, 4±8, 7 yıl idi. Bİ ortalamasının depresyon olmayan grupta, hafif ve orta derece depresyon olan gruba göre istatistiksel anlamlı olarak daha yüksekti (sırasıyla 64, 5±27, 8; 45, 0±30, 3 ve 38, 3±29, 6). Brunnstrom alt ekstremite ve FAS ortalamaları depresyon olmayan grupta orta derece depresyon olan gruba göre daha yüksekti [sırasıyla Brunnstrom alt ekstremite için medyan (çeyrekler arası aralık) 3, 50 (3, 00-5, 00) ve 2, 50 (2, 00-4, 00), p=0, 007; FAS için medyan (çeyrekler arası aralık) 3, 00 (2, 00-5, 00) ve 1, 00 (0, 00-4, 00), p=0, 004]. Sonuç: İnme sonrası depresif semptom şiddeti, hastaların fonksiyonel durumu ve ambulasyon seviyesi ile ilişkili olabilir. Bu nedenle inme sonrası depressif semptomun erken tanınması ve etkili yönetimi hastaların uzun vadeli prognozunu iyileştirebilir.