İNMELİ HASTALARDA AYAK BİLEĞİ PLANTAR FLEKSÖR SPASTİSİTESİNİN DEĞERLENDİRİLMESİNDE MODİFİYE ASHWORTH SKALASI, MODİFİYE TARDİEU SKALASI VE ELEKTROFİZYOLOJİK ÖLÇÜMLERİN KIYASLANMASI

Şirin ASLAN BARAN, Müfit AKYÜZ, Elif YALÇIN, İlknur AKSU YALÇINKAYA, Neslihan Bilge METLİ

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bilimleri Dergisi - 2026;29(2):149-156

Tokat Gaziosmanpaşa University Faculty of Medicine, Department of Physical Medicine and Rehabilitation, Tokat, Türkiye

 

Amaç: Bu çalışmanın amacı, inme hastalarında ayak bileği plantar fleksör spastisitesinin değerlendirilmesinde Modifiye Ashworth Skalası (MAS), Modifiye Tardieu Skalası (MTS) ve elektrofizyolojik ölçümler arasındaki ilişkileri araştırmaktır. Gereç ve Yöntemler: Ayak bileği plantar fleksör spastisitesi bulunan toplam 60 inme hastası çalışmaya dâhil edildi. Spastisite klinik olarak Modifiye Ashworth Skalası ve Modifiye Tardieu Skalası kullanılarak değerlendirildi. Elektrofizyolojik değerlendirmelerde H-refleks, T-refleks ve M-yanıtı ölçümleri gerçekleştirildi ve bu ölçümlerden H/M ve T/M oranları hesaplandı. Ayrıca H-refleks latansı kaydedildi. Klinik ölçekler ile elektrofizyolojik parametreler arasındaki ilişkiler Spearman korelasyon analizi kullanılarak istatistiksel olarak değerlendirildi. Bulgular: MAS, MTS skorları ile anlamlı düzeyde pozitif korelasyon gösterdi (p=0.006); ancak MAS ile elektrofizyolojik parametreler arasında anlamlı bir ilişki saptanmadı. Buna karşılık MTS, MAS (p=0.006) ile olan ilişkisinin yanı sıra H/M oranı (p=0.013), T/M oranı (p=0.003) ve H-refleks latansı (p=0.032) ile de anlamlı korelasyon gösterdi. Sonuç: Bu çalışma, spastisite değerlendirmesinde MAS, MTS ve elektrofizyolojik ölçümlerin eş zamanlı olarak karşılaştırıldığı az sayıdaki çalışmadan biridir. MTS'nin elektrofizyolojik parametrelerle gösterdiği anlamlı ilişkiler, spastisitenin altta yatan nörofizyolojik mekanizmalarını MAS'a kıyasla daha iyi yansıtabileceğini düşündürmektedir. Elektrofizyolojik yöntemler klinik ölçekleri tamamlayıcı bir araç olarak kullanılabilir. Bununla birlikte, kolay uygulanabilir olmaları ve özel ekipman gerektirmemeleri nedeniyle klinik ölçekler rutin klinik pratikte önemini korumaktadır. Bu bulguların doğrulanması ve spastisite değerlendirmesinde klinik ve elektrofizyolojik yaklaşımların birlikte kullanılabileceği standart bir yöntemin geliştirilmesi için gelecekte geniş örneklemli ve çok merkezli çalışmalara ihtiyaç vardır.