Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

İNSAN EJAKÜLE SPERMLERİNDE AZALMIŞ SİRTUİN 1 GEN EKSPRESYONU AÇIKLANAMAYAN İNFERTİLİTE İLE İLİŞKİLİDİR

Duygu DURSUNOĞLU, Hilal ARIKOĞLU, Fatma GÖKTÜRK, Dudu ERKOÇ KAYA

Genel Tıp Dergisi - 2026;36(1):1-5

Department of Histology and Embryology, Faculty of Medicine, Selcuk University, Konya, Türkiye

 

Amaç: Kadın ve erkekte tanımlanabilir bir neden olmaksızın çiftlerin infertilite yaşaması durumu olan açıklanamayan infertilitenin altında yatan olası mekanizmalar henüz tam olarak aydınlatılamamıştır. Bu çalışmada, Sirtuin 1 (SIRT1) geninin erkek infertilitesi ve açıklanamayan infertilitedeki rollerinin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve yöntemler: Çalışmaya infertilite değerlendirmesi ve tedavisi için başvuran toplam 50 çift dâhil edildi. Çiftlerin tıbbi öyküleri alındı ve fertilite durumları değerlendirildi. Dünya Sağlık Örgütü (WHO, 2010) kriterine göre değerlendirilen semen analizi sonuçları, spermin sayı ve motilite parametreleri açısından düşük ve normal semen parametre gruplarına ayrıldı. Çiftler ayrıca fertilite durumlarına göre üç gruba ayrıldı: İnfertilite olmayan grup; klinik infertilite sorunu yaşamayan çiftlerden oluştu (n = 13). Erkek infertilite grubu; erkek faktörüne bağlı infertilite sorunu yaşayan çiftlerden oluştu (n = 19). Açıklanamayan infertilite grubu; her iki partnerde de tanımlanabilir bir neden olmaksızın infertilite sorunu yaşayan çiftlerden oluştu (n = 18). Gruplar arasında SIRT1 gen ekspresyonundaki değişimler qPCR kullanılarak analiz edildi. Bulgular: SIRT1 gen ekspresyonu sperm sayı ve motilite parametreleriyle ilişkili değildi. Bununla birlikte, SIRT1 ekspresyonunun erkek infertilite grubunda ve özellikle de açıklanamayan infertilite grubunda, infertilite olmayan gruba kıyasla önemli ölçüde azaldığı gözlendi. Sonuçlar: Çalışmamız, insan olgun spermatozoasında azalmış SIRT1 ekspresyonunun, spermin sayı ve motilite parametreleri dışında farklı fonksiyonlarını etkileyerek fertilizasyon potansiyelinde önemli bir rol oynayabileceğini gösteren ilk çalışmadır ve açıklanamayan infertilitenin altında yatan yeni bir potansiyel mekanizmayı vurgulamaktadır.