Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

İNSAN İMMÜN YETMEZLİK VİRÜSÜ (HIV) ENFEKSİYONU TANISINDA ENZİM ’IMMUNOASSAY’ (EIA), İMMÜNOBLOT VE HIV RNA POLİMERAZ ZİNCİR REAKSİYONU TEST SONUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

RABİA CAN SARINOĞLU, İMRAN SAĞLIK, DERYA MUTLU, GÖZDE ÖNGÜT, DİLARA İNAN, DİLEK ÇOLAK

Mikrobiyoloji Bülteni - 2019;53(4):401-407

T.C. Sağlık Bakanlığı Marmara Üniversitesi İstanbul Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Bölümü, İstanbul

 

Kazanılmış immün yetmezlik sendromu (AIDS) önemli bir küresel halk sağlığı sorunudur. Her yıl bildirilen HIV/AIDS olgularının sayısı artmakta ve bu durum ülkemiz için önemli bir sağlık sorunu haline gelmektedir. İnsan immün yetmezlik virüsü (HIV) enfeksiyonlarının laboratuvar tanısında ilk basamak olan dördüncü kuşak enzim “immunoassay (EIA)” testinin tekrarlayan şekilde reaktif bulunması halinde doğrulama testi olarak immünoblot (IB), “line immunoassay (LIA)”, HIV 1-2 antikor ayırt edici hızlı testler gibi antikora dayalı testler ve enfeksiyonun erken dönemi için HIV RNA saptayan testler kullanılmaktadır. Bu çalışmada, HIV enfeksiyonunun tanısında kullanılan üç farklı yöntemin sonuçlarının birlikte değerlendirilmesi ve yorumlanması amaçlanmıştır. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Merkez Laboratuvarında, Ocak 2010 ve Aralık 2015 tarihleri arasında HIV 1-2 Ab+Ag EIA test sonucu reaktif ya da gri zon olarak saptanan 199 hastaya ait örneklerde HIV 1-2 Ab IB ve kantitatif HIV-1 RNA polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) testleri çalışılmıştır. Serum örneklerinde HIV 1-2 Ab+Ag tayini elektrokemilüminesans EIA yöntemi (Elecsys HIV combi PT test, Roche Diagnostics, Almanya) ile yapılmış, HIV 1-2 IB yönteminde ticari bir kit (INNO-LIA HIV I/II Score, Innogenetics, Belçika) kullanılmıştır. HIV-1 RNA varlığı plazma örneklerinde otomatize nükleik asit ekstraksiyonu ve gerçek zamanlı PCR yöntemi (Ampliprep/COBAS Tagman HIV-1 Test, Roche Diagnostics, Almanya) ile araştırılmıştır. İstatistiksel analiz için veriler SPSS’ye kaydedilmiş, Mann-Whitney U testi kullanılmış ve ROC analizi yapılmıştır, p< 0.05 değerleri anlamlı kabul edilmiştir. Örneklerin HIV 1-2 Ab+Ag EIA testinin ortanca COI (cut-off indeks) değerleri; HIV 1-2 IB ve HIV-1 RNA testlerinin birlikte pozitif olması durumunda, HIV 1-2 IB ve HIV-1 RNA testlerinin birlikte negatif olması durumuna göre anlamlı olarak daha yüksek çıkmıştır [sırasıyla; 394 (aralık: 11.5-2272) ve 1.79 (aralık: 1.01-83.3), p< 0.001]. HIV 1-2 IB test sonucu greyzon olan bir hasta ve negatif olan iki hastada HIV-1 RNA pozitifliği saptanmıştır (viral yük sırasıyla; > 10.000.000, > 10.000.000 ve 5.040.000 kopya/ ml). HIV 1-2 Ab+Ag EIA COI değerinin, kullandığımız kit için 16.45’ten büyük olmasının HIV enfeksiyonunu göstermede duyarlılığı %97.6, özgüllüğü %98.1, pozitif prediktif değeri (PPD) %97.6 ve negatif prediktif değeri (NPD) %98.1 olarak hesaplanmıştır (r= 0.994, p< 0.001). HIV 1-2 Ab+Ag EIA COI değerinin 9.26’dan küçük olmasının ise duyarlılığı %100, özgüllüğü %92.5, PPD’si %91.1 ve NPD’si %100 olarak bulunmuştur (p< 0.001). HIV 1-2 Ab+Ag EIA test sonucu tekrarlayan reaktif olup; HIV 1-2 IB testi ve HIV-1 RNA testlerinin de pozitif olması HIV enfeksiyonu tanısını koydurmaktadır. Çalışmamızda bu grup hastalarda HIV 1-2 Ab+Ag EIA testinin COI ortanca değeri 394 (aralık: 11.5-2272) çıkmıştır (p< 0.001). HIV EIA testi tekrarlayan reaktif ve HIV IB testi gri zon saptanan bir hastada ve negatif saptanan iki hastada (HIV EIA COI değerleri sırasıyla; 265.0, 9.5 ve 131.8) HIV-1 RNA PCR testi ile pozitiflik (HIV-1 RNA sırasıyla; > 10.000.000, 5.040.000 ve > 10.000.000 kopya/ml) saptanmıştır. Bu olgular klinik ve laboratuvar bulguları ile akut HIV enfeksiyonu tanısı almışlardır. Akut HIV enfeksiyonu düşünüldüğünde mutlaka HIV RNA’nın da çalışılması ve tanı algoritmasında yer alması gerekmektedir.