İNSİDENTAL KOLOREKTAL FDG-AVİD LEZYONLARIN KLİNİK ÖNEMİ: ONKOLOJİK 18F-FDG PET/BT BULGULARININ KOLONOSKOPİ VE PATOLOJİ İLE KARŞILAŞTIRILMASI

Mehmet Tarık TATOĞLU, Ebru İBİŞOĞLU

Medical Journal of Bakırköy - 2026;22(3):261-268

Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın City Hospital, Clinic of Nuclear Medicine, İstanbul, Türkiye

 

Amaç: Onkolojik pozitron emisyon tomografi/bilgisayarlı tomografide (PET/BT) insidental saptanan kolorektal florodeoksiglukoz (FDG)-avid lezyonların klinik önemini, tutulum şiddetini kolonoskopi ve mevcut olduğunda histopatoloji ile ilişkilendir erek değerlendirmek. Gereç ve Yöntem: Ekim 2012-Ekim 2025 arasında onkolojik 18F-FDG PET/BT'de insidental kolorektal FDG-avid lezyon saptanıp kolonoskopi önerilen olgular arasından kolonoskopisi tamamlanan hastalar analize alındı; bu kriterlerle kolonoskopisi tamamlanmış seçilmiş bir sevk kohortu elde edildi (n=208). Lezyon maksimum standartlaştırılmış tutulum değeri (SUVmaks ) kaydedildi. Kolonoskopi sonucu neoplastik lezyon var (polip/kitle) ve neoplastik lezyon yok (normal veya benign/enflamatuvar bulgular) olarak sınıflandırıldı. Histopatoloji mevcut hastalarda (n=149) patoloji; kanser, yüksek dereceli displazi (YDD) veya düşük dereceli/benign olarak gruplandı; ileri neoplazi kanser veya YDD olarak tanımlandı. Ayırıcı performans alıcı işletim karakteristiği eğrisi analizi ile değerlendirildi; iç doğrulama stratifiye 5-kat çapraz doğrulamada dış-kat tahminlere dayalı olarak yapıldı. Bulgular: Medyan yaş 66 yıl olup hastaların %59,6'sı erkekti. Kolonoskopide 133/208 (%63,9) hastada neoplastik lezyon saptandı. Histopatolojisi olan 149 hastanın 44'ünde kanser, 61'inde YDD mevcuttu; ileri neoplazi 105/149 (%70,5) hastada görüldü. SUVmaks , kolonoskopi temelli neoplastik lezyon varlığını orta düzeyde ayırt etti [eğri altındaki alan (AUC): 0,724; %95 güven aralığı (GA): 0,655-0,796] ve ileri neoplazi (AUC: 0,702; %95 GA: 0,605-0,785) ile kanser (AUC: 0,729; %95 GA: 0,639-0,811) için de benzer performans gösterdi. Çok değişkenli modeller kolonoskopi temelli uç noktada sınırlı kazanım sağladı ve histoloji doğrulamalı uç noktalar da performansı artırmadı. Sonuç: PET/BT'de insidental saptanan ve kolonoskopi önerilen kolorektal FDG-avid lezyonlar, klinik açıdan sıklıkla anlamlı bulgularla ilişkiliydi. SUVmaks orta düzeyde ayırıcı performans sağlarken, bu popülasyonda patoloji temelli uç noktalarda basit çok değişkenli modellerin ek katkısı sınırlı görünmektedir.