Yaşar Samet GÖKÇEOĞLU, Mehmet Çağatay GÜRKÖK
Dicle Tıp Dergisi - 2026;53(3):605-615
Arka plan ve Amaç: İntertrokanterik femur kırıkları, özellikle yaşlı popülasyonu etkileyen ciddi yaralanmalardır ve yüksek morbidite ve mortalite ile ilişkilidir. Erken cerrahi müdahalenin bu riskleri azalttığı bildirilmiştir, ancak bölgesel farklılıkların hasta demografisi ve klinik yönetim üzerindeki etkisi tartışmaya açıktır. Yöntemler: Şanlıurfa Mehmet Akif Inan Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 2015-2020 yılları arasında intertrokanterik femur kırığı nedeniyle tedavi edilen 305 hasta üzerinde retrospektif bir analiz yürütülmüştür. Radyolojik olarak intertrokanterik femur kırığı tanısı doğrulanmış, 50 yaş ve üzeri, tam tedavi kayıtları ve takip verileri olan hastalar çalışmaya dahil edilmiştir. Demografik veriler (yaş, cinsiyet), klinik parametreler (ameliyat yaşı, ASA skoru, eşlik eden hastalıklar), hastaneye yatıştan ameliyata kadar geçen süre, takip süresi ve mortalite durumu hasta kayıtlarından titizlikle toplandı. Bulgular: 36 hastada mortalite gözlendi. Cinsiyetler arasında veya postoperatif yoğun bakım gereksinimlerinde anlamlı bir mortalite farkı bulunmadı. Ancak, daha yüksek ASA skorları ve birden fazla eşlik eden hastalığı olan hastalarda mortalite riski önemli ölçüde artmıştır (OR: 1,8, %95 CI: 1,2-2,6, p = 0,004). Ek olarak, gecikmiş cerrahi müdahale daha kötü sonuçlarla ilişkilendirilmiştir, çünkü mortalite grubunda ameliyata kadar geçen ortalama süre önemli ölçüde daha uzundur (28,4 +/- 8,3 saate karşı 20,6 +/- 6,2 saat, p = 0,002). Sonuç: Bu çalışma, intertrokanterik femoral kırıkları olan hastalarda mortaliteyi azaltmada erken cerrahi müdahalenin ve kapsamlı risk değerlendirmesinin önemini vurgulamaktadır. Bulgular, hasta sonuçlarını iyileştirmek için bölgesel sağlık koşullarına göre uyarlanmış optimize edilmiş klinik yönetim stratejilerine olan ihtiyacı vurgulamaktadır.