Ecem ERMETE GÜLER, Süleyman KIRIK, Kadriye ACAR, Volkan GÖZÜTOK, Lalegül COŞKUN, Ejder Saylav BORA
Ege Klinikleri Tıp Dergisi - 2026;64(1):50-58
Amaç: Bu çalışmanın amacı, acil servise (AS) intihar girişimi sonrası başvuran erişkin hastalarda hematolojik inflamatuvar indeksler ile klinik şiddet arasındaki ilişkiyi incelemek ve bu indekslerin risk sınıflandırmasındaki potansiyel değerini değerlendirmektir. Yöntemler: Bu retrospektif, tek merkezli gözlemsel çalışmaya, Ocak 2023 - Aralık 2025 tarihleri arasında üçüncü basamak bir üniversite hastanesinin acil servisine intihar girişimi nedeniyle başvuran erişkin hastalar (>=18 yaş) dâhil edildi. Demografik ve klinik veriler, intihar yöntemi ve kısa dönem sonuçlar kaydedildi. Acil servise başvuru sırasında alınan tam kan sayımı sonuçları kullanılarak nötrofil/lenfosit oranı (NLR), trombosit/lenfosit oranı (PLR), sistemik immün-inflamasyon indeksi (SII), sistemik inflamasyon yanıt indeksi (SIRI) ve pan-immün-inflamasyon değeri (PIV) hesaplandı. Laboratuvar parametreleri ve inflamatuvar indeksler, yoğun bakım ünitesi (YBÜ) gereksinimi ve klinik sonuçlara göre karşılaştırıldı. Bulgular: Toplam 267 hasta (ortalama yaş 33+/-12 yıl; %50,6 kadın) çalışmaya dâhil edildi. En sık intihar yöntemi ilaç alımıydı (%70,0). Hastaların %27,7'si hastaneye yatırıldı ve hastane içi mortalite izlenmedi. YBÜ gereksinimi olan hastalarda beyaz küre sayısı, C-reaktif protein (CRP), nötrofil ve monosit sayıları ile NLR, SII, SIRI ve PIV anlamlı derecede daha yüksek saptanırken; lenfosit ve trombosit sayıları ile PLR'nin YBÜ gereksinimi ile ilişkili olmadığı görüldü. Hastane içi klinik sonlanımı bilinen 208 hasta (acil servis taburculuğu, servis veya YBÜ yatışı) değerlendirildiğinde, NLR, SII, SIRI ve PIV'nin klinik sonuç grupları arasında anlamlı farklılık gösterdiği, PLR'nin ise benzer olduğu belirlendi. Sonuç: Rutin hemogramdan elde edilen kompozit inflamatuvar indeksler, özellikle NLR, SII, SIRI ve PIV, intihar girişimi sonrası YBÜ gereksinimi ve kısa dönem klinik seyir ile ilişkilidir. Tek başına prognostik araçlar olarak yeterli olmamakla birlikte, bu indeksler acil serviste intihar girişimi olan hastalarda risk sınıflandırmasını destekleyici, kolay erişilebilir biyobelirteçler olarak kullanılabilir.