İNTİHAR GİRİŞİMLERİ SONRASINDA PERİFERİK ENFLAMATUVAR HEMATOLOJİK BELİRTEÇLER VE PSİKİYATRİK HASTANEYE YATIŞ KARARLARI: RETROSPEKTİF BİR ÇALIŞMA

Muhammet SEVİNDİK, Halit Canberk AYDOĞAN, Beyzanur Yahşi UZUN, Hatice Sinem BADAK, Hüsna DURAN, Çağıl Aydın ÇETİNER, Ferhan GÜVENÇ, Ali AYGÜN

Family Practice and Palliative Care - 2026;11(2):114-119

Department of Psychiatry, Faculty of Medicine, Ordu University, Ordu, Türkiye

 

Giriş: İntihar, dünya genelinde önemli bir halk sağlığı sorunudur ve son yıllarda sistemik inflamasyonun bu davranışın fizyopatolojisinde rol oynayabileceği öne sürülmektedir. Kırmızı hücre dağılım genişliği (RDW), nötrofil -lenfosit oranı (NLO), trombosit -lenfosit oranı (PLO) ve sistemik immün -inflamasyon indeksi (SII) gibi hematolojik inflamatuar parametreler, çeşitli psikiyatrik durumlarda potansiyel biyobelirteçler olarak önerilmektedir. Ancak, bu parametrelerin intihar girişimi sonrası klinik karar süreciyle ilişkisi yeterince araştırılmamıştır. Bu çalışma, psikiyatrik hastaneye yatış önerilen hastalar ile intihar girişiminden sonra taburcu edilen hastalar arasında periferik inflamatuar belirteçleri karşılaştırmayı amaçlamıştır. Yöntem: Bu retrospektif çalışmaya, 2022-2025 yılları arasında Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi'ne intihar girişimi nedeniyle başvuran 107 erişkin hasta dahil edilmiştir. Psikiyatri konsültasyonu sonucuna göre hastalar, taburcu edilenler ve psikiyatri servisine yatışı önerilenler olarak iki gruba ayrılmıştır. RDW, MPV, CRP, WBC, nötrofil, lenfosit, monosit, bazofil ve eozinofil sayıları ile NLO, PLO, SII ve SIRI (Sistemik Enflamatuvar Yanıt İndeksi) gibi hesaplanmış inflamatuar indeksler analiz edilmiştir. Gruplar arasındaki farklar Mann-Whitney U testi veya t-testi ile karşılaştırılmış, çok değişkenli lojistik regresyon ile bağımsız prediktörler değerlendirilmiştir. Etki büyüklüğü için Cohen's d hesaplanmıştır. Bulgular: Çalışmaya toplam 107 hasta (69 kadın, 38 erkek) dahil edilmiştir. Hastaların 73'ü acil servisten taburcu edilmiş, 34'üne ise psikiyatri kliniğine yatış önerilmiştir. Psikiyatri kliniğine yatırılması önerilen grupta RDW değeri, taburcu edilen gruba kıyasla anlamlı derecede daha yüksekti (medyan 13,4'e karşı 12,9; p = 0,011). Etki büyüklüğü orta düzeydeydi (Cohen's d = 0,50). NLO, PLO ve SII gibi diğer parametreler yatış önerilen grupta daha yüksek medyan değerlere sahip olmakla birlikte istatistiksel anlamlılığa ulaşmadı. Yaş ve cinsiyet için düzeltme yapılan çok değişkenli lojistik regresyon analizinde RDW istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı (p = 0,094). Sonuç: Bu çalışma, intihar girişimi sonrası psikiyatrik yatış önerilen hastalar ile taburcu edilen hastalar arasında hematolojik inflamatuar parametreler açısından sınırlı farklılıklar olabileceğini göstermektedir. Bulgular, yöntemsel sınırlılıklar nedeniyle dikkatle yorumlanmalı ve konunun daha net aydınlatılabilmesi için ileriye dönük, geniş örneklemli çalışmalara ihtiyaç vardır.