Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

İNTÖRN DOKTORLARDA MALPRAKTİS KORKUSU VE MESLEKİ KAYGI DÜZEYİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Onur ER, Özge ARSLANGIRAY, Didem ARSLANTAŞ, Alaettin ÜNSAL

Tıp Eğitimi Dünyası - 2026;25(75):103-112

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı, Eskişehir

 

Amaç: İntörnlük dönemi, doktor adaylarının klinik sorumluluklarının arttığı, mesleki kaygı ve hata yapma korkusunun yoğun olarak deneyimlendiği kritik bir süreçtir. İntörnlük döneminde artan mesleki sorumluluklar ve alınan kararların sonuçlarına ilişkin kaygılar, intörnlerin yalnızca anlık performanslarını değil; uzun vadeli mesleki yönelimlerini de derinden etkileyebilmektedir. Artan malpraktis davaları, mesleki sorumluluk artışı ve sağlıkta şiddet gibi etmenler intörn doktorların mesleki beklentilerini olumsuz etkileyerek, mesleki kaygının tetiklenmesine neden olabilmektedir. Her ne kadar son yıllarda tıp fakültesi öğrencilerinde mesleki kaygı ve ruhsal durumların incelendiği çalışmalar sayıca artsa da; mevcut literatürde intörn doktorların malpraktis korkusu ve mesleki kaygı düzeylerinin değerlendirilmesine yönelik yapılan çalışmalar oldukça sınırlıdır. Bu çalışma, intörn doktorlarda malpraktis korkusu ve mesleki kaygı düzeylerini değerlendirmek ve aralarındaki ilişkiyi ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Çalışma Temmuz-Ağustos 2025 tarihleri arasında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde öğrenim gören 198 (%84,6) intörn doktor üzerinde yapılan kesitsel tipte bir araştırmadır. Veriler sosyodemografik özellikleri, malpraktis ile ilişkili olabilecek mesleki değişkenleri(ailede hekim varlığı, mezuniyet öncesi derslerde özlük hakları ve malpraktis hakkında eğitim alma durumu) Malpraktis Korku Ölçeği ve Mesleki Kaygı Anketi içeren anket formu ile toplanmıştır. İstatistiksel analizlerde Ki-kare ve Spearman korelasyon testleri kullanılmış, anlamlılık düzeyi p<=0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Katılımcıların %44,4'ünde (n:88) yüksek düzeyde malpraktis korkusu saptanmıştır. Sosyodemografik değişkenler ile malpraktis korkusu arasında anlamlı ilişki bulunmamıştır. Ancak hasta muayenesi sırasında kaygı hisseden intörnlerde malpraktis korkusu belirgin olarak daha yüksektir (p<0,05). Katılımcıların %85,9'u orta ve yüksek düzeyde mesleki kaygıya sahip olup, en sık kaygı nedeni acil müdahale gerektiren hastalar olmuştur. Malpraktis korkusu ile mesleki kaygı arasında pozitif yönde zayıf korelasyon bulunmuştur (r=0,380; p<0,001). Sonuç: İntörn doktorların yaklaşık yarısı yüksek düzeyde malpraktis korkusu yaşamakta ve bu durum mesleki kaygıyla ilişkilidir. Bulgular, malpraktis korkusunun bireysel özelliklerden çok eğitim-öğretim koşulları ve mesleki ortamla ilişkili olduğunu göstermektedir. Klinik uygulama eğitimlerinin nicelik ve niteliğinin artırılması ile lisans ve lisans sonrası dönemlerde malpraktis farkındalığına yönelik yapılandırılmış eğitimlerin verilmesi önerilmektedir.