Kubilay DALCI, İbrahim ÇOĞAL, Aslı AYDOĞDU YEŞİLOĞLU, Ahmet Gökhan SARITAŞ, Serdar GÜMÜŞ, Uğur TOPAL, İshak AYDIN, Gürhan SAKMAN
Balıkesir Medical Journal - 2026;10(1):49-56
Amaç : Tiroidektomi sonrası boyunda saptanan kitleler, rezidü veya nüks tiroid karsinomu açısından ciddi endişe yaratır. Nadir olmakla birlikte, sütür granülomu gibi yabancı cisim reaksiyonları, görüntüleme yöntemleri ve ince iğne aspirasyon biyopsisinde (İİAB) maligniteyi yakından taklit edebilir; bu durum tanısal karışıklığa ve potansiyel olarak gereksiz reoperasyonlara yol açabilir. Olgu Sunumu : Benign multinodüler guatr nedeniyle dört yıl önce total tiroidektomi uygulanmış 56 yaşında kadın hasta, postoperatif hipoparatiroidi nedeniyle takip edilmekteydi. İzlem amaçlı yapılan boyun ultrasonografisinde sağ tiroid loj -istmus bileşkesinde, içerisinde hiperekoik odaklar bulunan ve progresif olarak büyüyen bir lezyon saptandı. İki ayrı merkezde yapılan ince iğne aspirasyon biyopsisi sonuçları malignite şüphesi (Bethesda kategori V) olarak raporlandı. Radyolojik progresyon ve sitolojik şüphe nedeniyle cerrahi eksplorasyon planlandı. İntraoperatif olarak trakeaya yapışık, sert ve fikse bir lezyon izlendi. Diseksiyon sırasında pürülan materyal ile karşılaşıldı ve lezyon içerisinde çok sayıda ipek sütür materyali saptandı. İntraoperatif patolojik yeniden değerlendirme, ipek sütüre bağlı yabancı cisim granülomatöz reaksiyonu ile uyumlu bulundu. Lezyon tamamen eksize edildi. Nihai histopatolojik inceleme, yabancı cisim granülomu ile uyumlu olarak raporlandı. Sonuç : Tiroidektomiden yıllar sonra ortaya çıkan şüpheli tiroid loj lezyonlarının ayırıcı tanısında sütür granülomu mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Bu nadir antitenin farkında olunması ve dikkatli klinikopatolojik korelasyon, yanlış tanı ve gereksiz agresif cerrahi girişimlerin önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.