ZÜBEYDE LALE, FUNDA DOĞRUMAN AL, IŞIL FİDAN, GÜLCAN ADIYAMAN, EMİNE YEŞİLYURT, SEÇİL ÖZKAN, KAYHAN ÇAĞLAR
ANKEM Dergisi - 2013;27(2):55-59
Clostridium difficile, antibiyotik ile ilişkili ishallerin en önemli etkenlerindendir. Toksijenik C.difficile suşları, asemptomatik kolonizasyondan, pseudomembranöz kolite kadar değişen farklı klinik semptomlara neden olmaktadır. C.difficile ile ilişkili kolit tanısında dışkı örneklerinde toksin üretimini belirleyen testler yaygın olarak kullanılmaktadır. Çalışmamızda ishalli hastalara ait dışkı örneklerinde C.difficile toksin A/B varlığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Toksin A/B varlığının belirlenmesi, enzim immünoassay yöntemi (ELISA) ile yapılmıştır. Bu amaçla, Serazym Clostridium difficile Toxin A/B(Seramun, Almanya) ticari kiti kullanılmıştır. İncelenen 592 adet dışkı örneğinde C.difficile toksin A/B pozitifliği % 24 olarak tespit edilmiştir. Kan ve dışkı lökosit sayılarının Toksin A/B pozitif hastalarda toksin negatif hastalara göre anlamlı düzeyde düşük olduğu belirlenmiştir (p< 0.01, p=0.012). C.difficile toksin A/B pozitiflik oranı en sık hematoloji-onkoloji, kemik iliği nakil ünitelerindeki hastalara ait dışkı örneklerinde tespit edilmiştir. C.difficile infeksiyonunun ishalli hastalardaki dışkı örneklerinde yüksek oranda bulunduğu tespit edilmiştir. Özellikle antibiyotiklerin yoğun olarak kullanıldığı ve immünsupresif hastaların bulunduğu ünitelerde C.difficile infeksiyonlarının daha sık görüldüğü tespit edilmiştir. Bu nedenle, C.difficile’nin, ishal ayırıcı tanısında mutlaka düşünülmesi gereken bir patojen olduğu ve tanısına yönelik testlerin yapılmasının uygun olacağı düşünülmüştür. C.difficile ile ilişkili ishallerde antibiyotik kullanımının yüksek oranda olması nedeniyle, hastanelerin belirli zaman aralıklarında antibiyotik kullanım stratejilerini gözden geçirmeleri gerekmektedir.