İSKEMİK İNME SONRASI ÖLÜM ANKSİYETESİNİN BELİRLEYİCİLERİ: KESİTSEL BİR ÇALIŞMA

Sinem Kübra BEKE, Abdurrahman ŞAHİN, Büşra Uçar BOSTAN, Havva Talay ÇALIŞ

Journal of Anatolian Medical Research - 2026;11(2):37-44

Erciyes University Faculty of Medicine, Department of Physical Medicine and Rehabilitation, Division of Rheumatology, Kayseri, Türkiye

 

Amaç: Bu çalışmanın amacı, iskemik inme sonrası hastalarda ölüm anksiyetesi prevalansını belirlemek ve ölüm anksiyetesi ile ilişkili klinik ve psikolojik faktörleri araştırmaktır. Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya, en az üç ay önce iskemik inme tanısı almış ve Standardize Mini Mental Test (SMMT) puanı 23'ün üzerinde olan 87 hasta dahil edildi. Günlük yaşam aktiviteleri Barthel İndeksi ile değerlendirildi. Anksiyete ve depresyon düzeyleri Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği (HADÖ), uyku kalitesi Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ) ve ölüm anksiyetesi Thorson-Powell Ölüm Anksiyetesi Ölçeği kullanılarak değerlendirildi. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 61,8 +/- 10,5 yıl olup, %21,8'i kadındı. Hastaların %33,3'ünde yüksek düzeyde ölüm anksiyetesi saptandı. Yüksek ölüm anksiyetesi bulunan hastalarda anksiyete, depresyon ve kötü uyku kalitesi skorları anlamlı olarak daha yüksekti (p<0,05). Çok değişkenli analizde, anksiyete ölüm anksiyetesinin tek bağımsız belirleyicisi olarak bulundu (OR=1,317; %95 GA=1,121-1,547; p=0,001). Sonuç: İskemik inme sonrası hastaların yaklaşık üçte birinde yüksek düzeyde ölüm anksiyetesi görülmektedir. Anksiyete, ölüm anksiyetesinin başlıca bağımsız belirleyicisi olup, rehabilitasyon sürecinde rutin psikolojik değerlendirmelerin ve hedefe yönelik müdahalelerin önemini ortaya koymaktadır.