Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

İSKEMİK İNMEDDE TROMBOFİLİ: ETİYOLJİ VE PROGNOZA ETKİSİ

Ebru Marzioglu Ozdemir, Gokhan Ozdemir

Batı Karadeniz Tıp Dergisi - 2025;9(3):348-353

Selcuk University Medical Faculty, Center of Stroke

 

Amaç: Genç erişkinlerde görülen iskemik inme, ileri yaş grubuna kıyasla farklı etiyolojik ve klinik özellikler göstermektedir. Bu yaş grubunda kalıtsal ve edinsel trombofilinin inme riski ve prognozundaki rolü net olarak bilinmemektedir. Bu çalışmada, genç iskemik inme hastalarında trombofili belirteçlerinin sıklığı ve kısa dönem fonksiyonel sonuçlarla ilişkisi araştırılmıştır. Gereç ve Yöntemler: İskemik inme tanısı almış, yaşı <=50 olan 56 hasta retrospektif olarak incelendi. Demografik veriler, klasik vasküler risk faktörleri, inme özellikleri ve yaygın trombofili belirteçleri (Protrombin G20210A, Faktör V Leiden, MTHFR C677T ve A1298C, PAI-1 4G/5G, Faktör XIII V34L, homosistein düzeyi) kaydedildi. Taburculukta fonksiyonel durum, modifiye Rankin Skalası (mRS <=2: iyi prognoz) ile değerlendirildi. Bulgular: Ortalama yaş 40,4 +/- 6,86 yıl olup hastaların %67,9'u erkekti. Hipertansiyon (%39,3), sigara kullanımı (%42,9) ve dislipidemi (%26,8) en sık risk faktörleriydi. En yaygın trombofili belirteçleri yüksek homosistein düzeyi (%39,3) ve PAI-1 4G/5G polimorfizmi (%33,9) idi. MTHFR C677T mutasyonu %16,1, Protrombin G20210A %8,9 ve Faktör V Leiden %7,1 oranında saptandı. Trombofili belirteçlerinin hiçbiri iyi prognoz ile anlamlı ilişki göstermedi; ancak MTHFR C677T mutasyonu sınırda anlamlı eğilim gösterdi (p=0,0641). Sonuç: Homosistein yüksekliği, PAI-1 4G/5G polimorfizmi ve MTHFR C677T mutasyonu genç iskemik inme hastalarında görece sık görülmesine rağmen, erken dönemde fonksiyonel iyileşme üzerinde anlamlı etkisi bulunmamıştır. Trombofili, bu popülasyonda primer değil, katkıda bulunan bir risk faktörü olabilir. Bu konunun netleştirilmesi için daha geniş, çok merkezli çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Genç inme, trombofili, MTHFR, PAI-1, homosistein, prognoz