İLKER ŞENGÜL, DEMET ŞENGÜL
Düzce Tıp Fakültesi Dergisi - 2012;14(3):74-79
Önceki kısa süreli tekrarlayan iskemi-reperfüzyon dönemlerinin, miyokardiyumu, daha sonraki asıl iskemi-reperfüzyon hasarına karşı daha dirençli hale getirdiği ve koruyucu etkisi olduğu gösterilen endojen fenomen “iskemik ön koşullanma”dan sonra; son yıllarda, benzer bir rejimle, maruz kalınan iskemiden “hemen önce” yerine, “hemen sonra” kısa süreli tekrarlayan iskemireperfüzyon epizodlarının uygulanması ile oluşan koruyuculuk ise “sonradan-koşullanma” olarak tanımlanmıştır. İskemi-reperfüzyona uğramış hasarlı hücrelerdeki ölümcül hasardan ve bunların postiskemik disfonksiyonundan, yüksek Ca++ konsantrasyonu sorumlu tutulmakta ve iskemi-reperfüzyona bağlı hücre disfonksiyonu ve ölümünün asıl nedeni olarak “intrasellüler Ca++ yüklenmesi” gösterilmektedir. Bununla birlikte, kısa süreli Ca++ paradoks yükselmesinin dokuyu daha ciddi Ca++ yükselmelerinden koruduğu da bildirilmiştir. İÖ ve SK’nın koruyucu mekanizmaları henüz tam olarak bilinmemekle birlikte, bugüne dek potansiyel birçok mekanizma suçlanmıştır. Ca++’ un bu mekanizmalar içinde önemli bir yer tuttuğu düşünülmektedir.