Fatih KATRANCI, Zehra ARSLAN, Emrah EMİRAL, Nergis CANTÜRK, Zehra Zerrin ERKOL
Adli Tıp Bülteni - 2026;31(2):189-197
Amaç: Erken evlilikler, bireysel ve toplumsal gelişim ile halk sağlığı üzerinde ciddi sonuçlar doğuran önemli bir küresel sorundur. Erken evlilikler, çocuk cinsel istismarının bir türü olarak kabul edilmektedir. Yöntem: Bu çalışmada, 1 Ocak 2011 - 31 Aralık 2015 tarihleri arasında İstanbul Bakırköy Ağır Ceza Mahkemelerinde sonuçlanmış, erken evlilik ve çocuk cinsel istismarı suçlarına ilişkin 150 dava dosyası retrospektif olarak incelenmiştir. Bulgular: Dosyaların incelenmesi sonucunda, 150 mağdurun tamamının kadın, 150 eş olan sanığın tamamının ise erkek olduğu saptanmıştır. Toplam 92 mağdur ebeveyn, söz konusu suça yardım ve yataklık etmekten yargılanmıştır. Mağdurların ve eş olan sanıkların neredeyse tamamının ilkokul mezunu olduğu belirlenmiştir. İncelenen tüm olgularda mağdurlar ile eş olan sanıklar arasında dini nikâh bulunduğu, olguların %90'ında ise evliliğin bir hastane bildirimi sonrasında ortaya çıkarak adli sürece konu olduğu tespit edilmiştir. Sonuç: Erken evlilikler, büyük ölçüde köklü sosyokültürel faktörlerden kaynaklanmakla birlikte, düşük eğitim düzeyi de önemli bir belirleyici olarak saptanmıştır. Eğitim düzeyinin artırılması, erken evliliklerin önlenmesinde temel bir strateji olarak değerlendirilmektedir. Çocukların eğitimlerine devam etmesini destekleyen yasal düzenlemeler yapılmalı ve kamu kurumları ile sosyal medyanın desteğiyle hem çocuklar hem de ebeveynler arasında farkındalık artırıcı çalışmalar yürütülmelidir.