Serenat ERİŞ YALÇIN, Nuray NEREZ
Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2026;52(1):0-0
İntrauterin büyüme kısıtlılığı (İUGR), esas olarak uteroplasental yetersizlik ve maternal vasküler disfonksiyon sonucu gelişen, perinatal morbidite ve mortalitenin önemli nedenlerinden biridir. Proteinüri klasik olarak preeklampsi tanı kriterlerinden biri olarak kabul edilse de, İUGR ile komplike olmuş normotansif gebeliklerde de öngörü değeri taşıyabilir. Bu çalışmanın amacı, İUGR tanısı anında saptanan proteinürinin sonraki dönemde preeklampsi veya gestasyonel hipertansiyon (PE/GHT) gelişimini öngörüp öngörmediğini değerlendirmektir. Bu retrospektif kohort çalışmaya, 24-32. gebelik haftaları arasında İUGR tanısı alan 180 kadın dahil edilmiştir. Kronik hipertansiyon, böbrek hastalığı, diyabet veya çoğul gebeliği olan olgular dışlanmıştır. Proteinüri, 24 saatlik idrar toplama (n = 106) veya spot idrar protein/kreatinin (Pr/Cr) oranı (n = 74) ile değerlendirilmiş; >=300 mg/gün veya Pr/Cr >=0,30 proteinüri olarak kabul edilmiştir. Birincil sonuç değişkeni, preeklampsi veya gestasyonel hipertansiyon gelişimi olup, alıcı işletim karakteristiği (ROC) eğrisi analizi ile öngörü gücü değerlendirilmiştir. Proteinürisi olan olguların %68,8'i (24 saatlik test) ve %75,0'ı (spot test) PE/GHT geliştirmiştir; buna karşın proteinürisi olmayanlarda bu oran sırasıyla %16,2 ve %17,6'dır (her ikisi için p < 0,001). AUC değerleri sırasıyla 0,82 ve 0,89 bulunmuştur. Proteinürisi pozitif kadınlarda PE/GHT gelişme olasılığı yaklaşık 4-5 kat daha yüksektir. İUGR tanısı anında saptanan proteinüri, sonraki hipertansif hastalıklar için güçlü bir öngördürücüdür. Spot Pr/Cr oranı, 24 saatlik testle benzer doğruluk göstermiş olup, normotansif İUGR gebeliklerinde erken risk değerlendirmesi için pratik ve hızlı bir yöntemdir.