BUĞRA TAYGUN GÜLLE, MERYEM MERVE ÖREN ÇELİK
Nobel Medicus - 2025;21(2):128-132
Amaç: Bu çalışma, İzmir’de 2019-2023 yılları arasında uzun süreli partikül madde 2,5 (PM2,5) maruziyetine bağlı olarak tahmini erken ölümleri değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Materyal ve Metot: Ekolojik tasarımla yürütülen çalışmada, İzmir’deki hava kirliliği verileri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan alınmış, yıllık PM2,5 ortalamaları izleme istasyonlarından elde edilmiştir. Ölüm verileri ve risk altındaki nüfus bilgileri TÜİK’ten sağlanmış, veriler DSÖ’nün AirQ+ yazılımıyla analiz edilmiştir. Bulgular: Çalışmada, yıllık PM2,5 ortalaması hiçbir istasyonda DSÖ’nün 10 μg/m³ sınırının altında bulunmamıştır. İzmir’de 2019-2023 yılları arasında 16457 (%95 GA: 12571-18000) erken ölüm, PM2,5 maruziyeti ile ilişkilendirilmiştir. Ortalama yıllık ölümlerin %10,77’u (%95 GA: 8,35-12,08) PM2,5 değerine bağlanmış olup, en yüksek atfedilebilir oran %14,2 (%95 GA: 10,95-15,76) ile 2022’de, en düşük oran ise %7,27 (%95 GA: 5,9-8,6) ile 2021’de gözlemlenmiştir. Sonuç: İzmir’de hava kirliliğine bağlı erken ölümler önemli bir halk sağlığı yükünü yansıtmaktadır. Pandemi dönemi sonrası yükselen kirlilik oranları, sürdürülebilir hava kalitesi ve halk sağlığı politikalarının uygulanmasının gerekliliğini vurgulamaktadır. İzmir, Türkiye’nin en kalabalık şehirlerinden biri olduğundan, yoğun nüfus bölgeleri için hedeflenen önlemler, sanayi kaynaklı kirliliğin azaltılması ve yeşil altyapı gibi çevresel müdahaleler, halk sağlığını korumada büyük önem taşımaktadır.