AYŞE GÜL ÖZYAPI, BÜLENT KARS, AYŞE YASEMİN KARAGEYİM KARŞIDAĞ, ESRA ESİM BÜYÜKBAYRAK, ORHAN ÜNAL, MEHMET CEM TURAN
Turkish Journal of Obstetrics and Gynecology - 2010;7(Ek-1):50-54
Amaç: Kliniğimizde 22. gebelik haftasında yapılan ultrasonografide fetüste karaciğer kalsifikasyonu saptanan olgunun yönetiminin literatür eşliğinde sunulması. Olgu: İlk kez 16. gebelik haftasında kliniğimize başvuran hastanın üçlü tarama testinde özellik saptanmadı. 22. haftada yapılan ultrasonografide fetal karaciğerde parankimal kalsifikasyon saptanması üzerine toksoplazma, rubella, sitomegalovirüs (CMV), herpes simpleks virüs, parvovirüs IgM, IgG ve VDRL istendi. Rubella ve CMV IgG pozitif saptandı, diğerleri negatif idi. Yapılan detaylı fetal ultrasonografide başka bir patoloji saptanmaması üzerine genetik inceleme amaçlı başka bir işlem önerilmedi. Daha sonraki rutin takibinde bir sorun olmayan hasta sefalopelvik uygunsuzluk nedeniyle sezaryen ile 3900 gr canlı kız bebek doğurtuldu. Doğumdan sonra yenidoğan hekimlerince yapılan muayene, laboratuvar ve sonografik incelemeler sonucunda başka bir patoloji saptanmadı. Doğumdan sonra altıncı ayda bebeğin muayenesinin normal olduğu ve bebeğe yapılan abdominal ultrasonografide karaciğerde kalsifikasyonun devam ettiği görüldü. Karaciğerdeki kalsifikasyonların benign bir bulgu olduğuna karar verildi. Sonuç ve yorum: Fetal karaciğerde kalsifikasyon saptanan olgularda detaylı fetal ultrasonografi yapılarak diğer organlar da gözden geçirilmelidir. Ayrıca, inutero enfeksiyon araştırılmalıdır. Bazı olgularda özellikle eşlik eden ultrasonografi bulgusu varsa karyotip analizi önerilmelidir. Prognoz genellikle altta yatan sebebe bağlı olmakla birlikte iyi seyirlidir. Karaciğerde izole kalsifikasyon saptanan vakaların çoğunda normal gebe izlemi yeterlidir.