Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

İZOLE OLİGOHİDROAMNİOSU OLAN GEBELİKLERDE YENİDOĞAN RENAL FONKSİYONLARININ ARAŞTIRILMASI

Yesim ÖZKAYA UÇAR, Enis ÖZKAYA, Tuncay KÜÇÜKÖZKAN

Jinekoloji-Obstetrik ve Neonatoloji Tıp Dergisi - 2026;23(1):22-27

Ankara Bilkent City Hospital, Department of Gynecological Oncology, Ankara

 

Amaç: Bu çalışmanın amacı, izole oligohidramniosun (AFİ <= 5 cm) yenidoğanlarda böbrek fonksiyonları üzerine olası etkilerini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya, 30'u izole oligohidramnios tanısı alan, 30'u ise normal amniyotik sıvı hacmine sahip toplam 60 term gebelik dâhil edildi. Amniyotik sıvı indeksi dört kadran tekniği ile ölçüldü. Doğumun hemen ardından kordon kanında üre azotu (BUN), kreatinin, sodyum ve potasyum düzeyleri analiz edildi. Yenidoğan idrar örneklerinde beta-2 mikroglobulin değerlendirildi. Bulgular: Yenidoğan serum BUN, kreatinin, sodyum ve idrar beta-2 mikroglobulin düzeyleri iki grup arasında anlamlı fark göstermedi (p > 0,05). Potasyum düzeyleri ise oligohidramnios grubunda (5,44 +/- 1,05 mmol/L), kontrol grubuna (4,91 +/- 0,87 mmol/L) kıyasla anlamlı derecede yüksekti (p= 0,0377). Potasyum düzeyi ile 5. dakika Apgar skoru arasında negatif (r=-0,279, p = 0,03), AFİ ile negatif (r = -0,349, p = 0,006) ve non-reaktif NST ile pozitif korelasyon (r = 0,396, p = 0,002) saptandı. ROC analizinde potasyum, oligohidramnios varlığı için orta (AUC = 0,678, p = 0,018), non-reaktif NST için ise güçlü (AUC = 0,835, p = 0,002) prediktif değere sahip bulundu. Sonuç: İzole oligohidramnios, erken dönemde yenidoğan böbrek fonksiyonlarında genel bir bozulmaya yol açmamış olsa da, potasyum düzeylerindeki artış ve fetal distres göstergeleriyle ilişkisi, potasyumun intrauterin stres için yararlı bir biyokimyasal belirteç olabileceğini düşündürmektedir.