Özgün CEYLAN, Tuba ZENGİN AKSEL, Mustafa ŞAHİN
Jinekoloji-Obstetrik ve Neonatoloji Tıp Dergisi - 2026;23(2):221-227
Amaç: Jinekolojik malignitelerde uygulanan laparoskopik cerrahi evrelemenin uygulanabilirliğini ve nodal yeterliliğini, obezite yükü yüksek bir kohortta perioperatif tolerabilite de göz önünde bulundurularak tersiyer bir jinekolojik onkoloji merkezinde değerlendirmektir. Gereç ve Yöntemler: Bu tek merkezli retrospektif çalışma, 24 aylık bir dönemde histolojik olarak doğrulanmış jinekolojik malignite nedeniyle laparoskopik cerrahi evreleme uygulanan 105 ardışık hastayı kapsamaktadır. Demografik, klinikopatolojik, cerrahi ve perioperatif hematolojik veriler kurumsal kayıtlardan elde edildi. Cerrahi yeterlilik, pelvik lenf nodu sayısının >=10 ve paraaortik lenf nodu sayısının >=5 olması olarak önceden tanımlandı. Bulgular: Medyan yaş 62 yıl (IQR 55-66) ve ortalama vücut kitle indeksi 32,6 +/- 5,2 kg/m² idi; hastaların %68,6'sı obezdi. Endometrium kanseri olguların %93,3'ünü oluşturdu ve %88,6'sı erken evre (FIGO I-II) hastalığa sahipti. Medyan pelvik nodal çıkarım sayısı 18 (IQR 13-23) olup yeterlilik hastaların %95,2'sinde sağlandı; paraaortik lenfadenektomi %68,6 hastaya uygulandı ve tümü yeterlilik eşiğini karşıladı. Nodal metastaz %10,5 oranında saptandı ve nodal çıkarım sayısı vücut kitle indeksi katmanları arasında korundu (rho=0,166, p = 0,091). Medyan 24 saatlik hemoglobin düşüşü 1,1 g/dL (IQR 0,8-1,6) olup >=2 g/dL düşüş %14,3 hastada gözlendi. Medyan 8 aylık takipte iki hastada (%2,0) nüks gelişti. Sonuç: Jinekolojik malignitelerde laparoskopik cerrahi evreleme, obez popülasyonlar dahil olmak üzere, sınırlı perioperatif hematolojik etki ile yüksek oranda nodal yeterlilik sağlamış olup, tersiyer jinekolojik onkoloji pratiğinde rutin kullanımını desteklemektedir.