Tuğçe AKINCI, Çetin İMAMOĞLU, Koray ASLAN, Funda ATALAY
Turkish Journal of Obstetrics and Gynecology - 2026;23(2):0-0
Amaç: Jinekolojik malignitelere bağlı vajinal kanamalar masif olduğunda hayatı tehdit eden bir komplikasyon olup hızlı ve etkili hemostaz gerektirir. Bu çalışmada vajinal kanama nedeniyle uterin arter embolizasyonu uygulanan jinekolojik maligniteli hastaların klinik sonuçlarının değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntemler: Ocak 2020- Şubat 2026 tarihleri arasında jinekolojik malignitelere bağlı kontrolsüz vajinal kanama nedeniyle uterin arter embolizasyonu uygulanan dört hasta retrospektif olarak değerlendirildi. Hastaların klinik özellikleri, tanıları, işlem öncesi ve sonrası hemoglobin düzeyleri, transfüzyon ihtiyaçları ve işlem sonuçları incelendi. Bulgular: Çalışmaya bir endometriyum kanseri ve üç serviks kanseri olgusu dahil edildi. Serviks kanseri olgularından biri yeni tanı inoperable hastalık, ikisi rekürren hastalık olarak değerlendirildi. Endometriyum kanseri olgusunda vajinal nüks saptandı. Embolizasyon öncesinde üç hastada ortalama hemoglobin düzeyi 7,07 g/dL idi ve bu hastalara 2 ünite eritrosit süspansiyonu ile 2 ünite taze donmuş plazma transfüzyonu uygulandı. Bir hastada hemoglobin düzeyi 11,1 g/dL olup transfüzyon ihtiyacı olmadı. Vajinal tampon ile kanaması kontrol altına alınamayan ve radyoterapiye uygun olmayan hastalara girişimsel radyoloji tarafından uterin arter embolizasyonu uygulandı. Embolizasyon sonrası ortalama hemoglobin düzeyi 9,16 g/dL olarak ölçüldü. Tüm hastalarda işlem sonrası erken dönemde kanama kontrolü başarıyla sağlandı ve majör komplikasyon gözlenmedi. Sonuç: Uterin arter embolizasyonu jinekolojik malignitelere bağlı hayatı tehdit eden vajinal kanamalarda hızlı ve etkili hemostaz sağlayan güvenli bir minimal invazif tedavi seçeneğidir. Özellikle ileri evre veya rekürren hastalarda cerrahiye alternatif bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir ve hastaların stabilizasyonuna katkı sağlayarak ileri onkolojik tedavilerin planlanmasına olanak tanıyabilir.