BÜLENT ÇAKMAK, YELİZ HISIM, TÜLAY AYSAL, ZEKİ ÖZSOY, FAZLI DEMİRTÜRK
European Journal of Geriatrics and Gerontology - 2013;5(3):127-132
Giriş: Bu çalışmanın amacı geriatrik ve postmenopozal nongeriatrik kadınların jinekoloji polikliniklerine başvuru şikayetlerinin ve tanılarının karşılaştırılmasıdır. Materyal ve Metod: Bu çalışmada Ocak 2011-Aralık 2012 tarihleri arasında bir üniversitesi hastanesi jinekoloji polikliniğine başvuru yapan 41-64 yaş arası 168 postmenopozal nongeriatrik ve 133 geriatrik (65 yaş ve üstü) kadın değerlendirmeye alınmıştır. Hasta dosyalarından yaş, gebelik ve doğum sayıları, başvuru şikayetleri ile değerlendirme sonucu aldıkları tanıları karşı- laştırılmıştır. Bulgular: Geriatrik grubun yaş ortalaması 71.4 ± 6.1 yıl olup nongeriatrik grubun yaş ortalaması ise 49.9 ± 5.0 yıl olarak saptanmıştır (p< 0.001). İdrar kaçırma ve vajinal dolgunluk şikayeti ile başvuru geriatrik grupta sırasıyla %15.0 ve %27.3 ve nongeriatrik grupta ise sırasıyla %5.4 ve %6.0 olarak tespit edilmiş olup idrar kaçırma ve vajinal dolgunluk şikayeti nedeniyle başvuru geriatrik grupta diğer gruba göre daha fazla bulunmuştur (p< 0.05). Üriner inkontinans geriatrik grupta diğer gruba göre daha fazla saptanmıştır (sırasıyla %13.5-%5.4) (p= 0.024). Urge inkontinans geriatrik grupta daha fazla görülmekte olup stres ve mikst inkontinans her iki grupta da benzer olarak bulunmuştur. Pelvik organ prolapsusu ve genital sistem malignitesi geriatrik grupta nongeriatrik gruba göre daha fazla tespit edilmiştir (p<0.05). Sonuç: Geriatrik dönemde üriner sistem disfonksiyonu, pelvik taban bozukluğu ve genital sistem malignitelerinin daha fazla görülmesi kendi başına bir kadın sağlığı sorunudur. Bununla birlikte, yaşlanmanın getirdiği doku düzeyindeki değişiklikler nedeniyle tedavi prosedürlerinin uygulanmasının zorluğu da ayrı bir sorun oluşturmaktadır. Geriatrik dönemde jinekolojik muayenenin rutin bir prosedür haline getirilmesinin olası sorunların daha erken tanısına ve daha erken tedavisine olanak sağlayacağını düşünmekteyiz.