AÇELYA YILMAZER AKTUNA
Turkish Journal of Hematology - 2018;35(4):260-264
Amaç: Kanser hücrelerinin yeniden programlanarak hastalık modellerinin oluşturulması, hastalığın ilerleyişini, patolojisini ve ilaç duyarlılığını incelemek için önemli bir teknolojidir. Kanser hücrelerinde yeniden programlama çalışmalarını gerçekleştirmeden önce, hücrelerin programlamaya yatkınlığını değerlendirmek önemlidir. Kronik myeloid lösemi K562 hücrelerinin kanser programlama çalışmalarında kullanılabilirliğini göstermek amacıyla bir kavram kanıtı çalışması gerçekleştirdik. Gereç ve Yöntem: Yeniden programlama faktörleri, pluripotensi belirteçleri ve tümör baskılayıcı genlerin ifadeleri, gerçek zamanlıpolimeraz zincir reaksiyonu ve akan hücre sitometrisi ile gen ve protein seviyelerinde analiz edildi. Programlama çalışmalarında en çok kullanılan insan periferik kan mononükleer hücreleri (PBMC) pozitif kontrol olarak kullanıldı. BULGULAR: K562 hücrelerinin, yeniden programlama faktörlerini ve pluripotency belirteçlerini PBMC hücrelerine göre daha yüksek seviyede ifade ettiği gösterilmiştir. Uyarılmış pluripotent kök hücrelerinin oluşumu sırasında ana düzenleyicilerden biri olan p53’ün ifadesi, K562 hücrelerinde PBMC’ye kıyasla daha düşük bulunurken, diğer tümör baskılayıcı genler daha yüksek ifade göstermiştir. SONUÇ: Bu çalışma, sağlıklı insan PBMC’lerine benzer şekilde, K526 hücrelerinin yeniden programlama çalışmalarında kullanılabileceğini göstermiştir. Lösemi kaynaklı uyarılmış pluripotent kök hücreleri kullanılarak in vitro ortamda hastalık modellerinin üretilmesi, bilim insanlarının ilaç dirençlerini daha iyi anlaması ve yeni tedavi hedefleri geliştirilmesi için önemli bir araç olacaktır.