Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

KABUL VE KARARLILIK TERAPİSİ PERSPEKTİFİNDEN OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUKTA YAŞANTISAL KAÇINMA

Esra Arı Deniz, Salih Saygın Eker

Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar - 2026;18(1):319-331

Bursa Uludağ University

 

Obsesif kompulsif bozukluk (OKB), obsesyon ve kompulsiyonlarla süregiden ve işlevselliği olumsuz yönde etkileyen, tedavi edilmediğinde kronikleşebilen psikiyatrik bir rahatsızlıktır. OKB'de ilaç tedavisi ve maruz bırakma -tepki önleme tekniklerini içeren Bi lişsel Davranışçı Terapinin etkililiği kanıtlanmış görünse de tedavi bırakma oranları ve takip sonrası kalıntı belirtilerin görülmesi, araştırmacıları farklı tedavi yaklaşımlarına yöneltmiştir. Bu bağlamda ortaya çıkan üçüncü kuşak terapi yaklaşımlarından biri olan Kabul ve Kararlılık Terapisi (KKT), OKB tedavisinde yenilikçi ve etkili bir yaklaşım olarak giderek daha fazla ilgi görmektedir. KKT, temelde hayatın doğal akışı içerisinde var olan acılardan kaçınmak yerine onları kabul ederek kişinin yaşamını k endi seçtiği değerler doğrultusunda yönlendirmesini amaçlamaktadır. KKT yaklaşımı ile OKB tedavisinde, bireylerin psikolojik esneklik seviyelerini artırmaya yönelik müdahalelerle hastalığın prognozuna olumlu katkı sağlanabildiği görülmektedir. OKB hastalar ında obsesyonların yarattığı kaygıdan kaçınmak için kompulsiyonlara girişmenin yanı sıra çok çeşitli yaşantısal kaçınma stratejileri izlenebilmektedir. KKT yaklaşımı ile, bu stratejilerinin azaltılarak olumsuz içsel yaşantıların kabulü yoluyla obsesyonları n yarattığı kaygının giderilmesi ve kompulsiyonların ortadan kaldırılması sağlanabilmektedir. Bu derleme makalesi, OKB'de yaşantısal kaçınmayı KKT çerçevesinde ele almaktadır. Son yıllarda yayımlanan güncel çalışmalar ekseninde, KKT'nin OKB tedavisinde yaş antısal kaçınmayı nasıl hedef aldığı ve yapılan müdahalelerin OKB semptom şiddeti ve psikolojik esneklik arasındaki ilişkiye etkileri tartışılmaktadır.