KADIN HEKİMLER: YAPISAL TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİKLERİ VE CAM TAVAN

Gamze GÜRCAN, Berfin Nuray CİHANGİR

Sabuncuoglu Serefeddin Health Sciences - 2026;8(2):110-120

TOBB University of Economics and Technology, Faculty of Medicine, Department of Psychiatry, Ankara, Türkiye

 

Kadınların tıp alanındaki temsili dünya genelinde önemli ölçüde artmış olsa da bu sayısal büyüme, liderlik, akademik yükselme ve ekonomik eşitlik alanlarında orantılı temsil ile sonuçlanmamıştır. Bu derleme, kadınların kurumsal tıptan tarihsel dışlanmasını ve meslek içerisindeki yapısal toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinin sürekliliğini incelemektedir. 2000-2025 yılları arasında yayımlanan çalışmalar; PubMed, Scopus, Web of Science ve Google Scholar veri tabanları ile Amerikan Tıp Kolejleri Birliği (AAMC), Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Eurostat ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) raporları aracılığıyla belirlenmiştir. Liderlik eşitsizlikleri, uzmanlık alanı ayrışması, iş-yaşam çatışması, mentorluk eşitsizlikleri, ücret farklılıkları ve işyerinde zorlayıcı deneyimler temaları doğrultusunda tematik sentez uygulanmıştır. Bulgular, tıbbın hâlen liderlik ve üretkenlik tanımlarının çoğunlukla maskülen normlar üzerinden şekillendiği toplumsal cinsiyet temelli örgütsel yapılar içerisinde işlediğini göstermektedir. Kadın hekimler; "cam tavan", mentorluk ve sponsorluk mekanizmalarına sınırlı erişim, uzmanlık alanı seçiminde ayrımcılık ve ücretsiz bakım sorumluluklarının eşitsiz yükü gibi engellerle karşılaşmaktadır. Ekonomik eşitsizlikler yalnızca maaş farklılıklarıyla sınırlı olmayıp annelik cezası, azalmış akademik görünürlük ve ücretsiz kurumsal iş yüküne orantısız katılımı da kapsamaktadır. Kadınlar ayrıca işyeri tacizi, mobbing, tükenmişlik ve akademik kariyerden ayrılma açısından daha yüksek risk altındadır. Bu derleme, tıpta toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin bireysel önyargıların ötesinde, kurumsal kültürler ve mesleki hiyerarşiler içerisine yerleşmiş yapısal mekanizmalardan kaynaklandığını ortaya koymaktadır. Bu eşitsizliklerin giderilebilmesi için şeffaf yükseltme sistemleri, toplumsal cinsiyete duyarlı kurumsal politikalar, mentorluk ve liderlik programları, esnek çalışma düzenlemeleri ve sürdürülebilir kurumsal dönüşüm gereklidir. Daha adil çalışma ortamlarının oluşturulması, sağlık sistemlerinin uzun vadeli sürdürülebilirliği, kapsayıcılığı ve etkinliği açısından da kritik öneme sahiptir.