KADINA YÖNELİK ŞİDDETTE YAŞANILAN TOPLUMSAL SORUNLAR, MÜCADELE STRATEJİLERİ VE HEMŞİRENİN ROLÜ

YILMAZ SARIBOĞA

Kadın Sağlığı Hemşireliği Dergisi - 2024;10(3):242-249

 

Kadına yönelik şiddet, tarih boyunca var olan ve toplumun genel refahını olumsuz etkileyen bir sorundur. Fiziksel, ekonomik, cinsel ve psikolojik olmak üzere çeşitli biçimlerde ortaya çıkar. Şiddetin temel kaynağı, kadın ve erkek arasındaki güç eşitsizliğidir ve ataerkil toplum yapısından doğar. Kadınların şiddete maruz kalma oranı yüksektir ve bu durum, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve ataerkilliğin devam ettiğini gösterir. Fiziksel, ekonomik, cinsel, psikolojik şiddet, flört şiddeti, mobbing gibi çeşitli türleri bulunur ve her biri kadının fiziksel sağlığı, psikolojik refahı ve ekonomik durumu üzerinde olumsuz etkilere sahiptir. Bu durum, kadınların iş gücüne katılımını ve ekonomik bağımsızlığını engelleyebilir. Kadına yönelik şiddetle mücadelede, adalete erişim ve mevzuatın güçlendirilmesi, politika ve koordinasyon, koruyucu ve önleyici hizmetlerin sunumu, toplumsal farkındalığın artırılması, veri toplama ve istatistiklerin analizi gibi stratejiler benimsenmelidir. Bu stratejiler, şiddetin önlenmesi, mağdurların desteklenmesi ve şiddetin kabul edilemez olduğu konusunda toplumun genel bir uzlaşısının sağlanmasına yardımcı olur. Sağlık profesyonelleri, özellikle hemşireler, bu mücadelede önemli bir rol oynar. Hemşireler, şiddeti önlemek, müdahale etmek ve mağdurlara destek sağlamak için birincil, ikincil ve üçüncül koruma seviyelerinde faaliyet gösterirler. Bu şekilde, kadına yönelik şiddetin önlenmesine ve toplumda şiddetin azaltılmasına katkıda bulunurlar.