DİLEK HACIVELİOĞLU, NURSEN BOLSOY
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dergisi - 2025;10(1):65-74
Amaç: Kadınlar toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle fiziksel, sosyal, psikolojik ve ekonomik açıdan birçok olumsuzluğa maruz kalmaktadır. Bu olumsuzluklara COVID-19 salgınının da eklenmesi kadınların dezavantajlı gruplara dahil olmasını gerektirmiştir. Öte yandan kadının aile ve çocuk gelişimindeki öncelikli rolü, sağlık alanındaki bilgi ve uygulamalarını önemli kılmaktadır. Bu çalışmanın amacı kadınlarda sağlık okuryazarlığı ve koronavirüs anksiyetesinin X, Y ve Z kuşakları açısından incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Araştırma, tanımlayıcı ve kesitsel tasarımdadır. Araştırma, Mart-Haziran 2022 tarihinde, bir aile sağlığı merkezinde 450 kadın ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini aile sağlığı merkezine kayıtlı X, Y ve Z kuşağını oluşturan 18-57 yaş aralığındaki kadınlar oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında Tanımlayıcı Veri Formu, Türkiye Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği ve Koronavirüs Anksiyete Ölçeği kullanıldı. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler kullanıldı. Değişkenlerin normal dağılıma uygunluklarında Kolmogorov-Smirnov test; Shapiro-Wilk test ve box plot grafikleri kullanıldı. Normal dağılım göstermeyen değişkenlerin kuşaklararası karşılaştırmalarında Kruskal-Wallis test, anlamlı çıkan değişkenlerin post-hoc değerlendirmelerinde Dunn test kullanıldı. Nicel değişkenler arası ilişkilerin değerlendirilmesinde Spearman’s korelasyon analizi kullanıldı. Kategorik değişkenlerin değerlendirmelerinde Pearson Ki kare test ve Fisher Freman Halton test, çok gözlü düzenlerde post hoc anlamlılıklar için ise Compare Column Proportions Adjust Bonferroni test kullanıldı. Bulgular: Birinci basamak sağlık kuruluşuna başvuran kadınlarla yapılan çalışmamız, X, Y ve Z kuşaklarındaki kadınlar arasında sağlık okuryazarlığı ve koronavirüs anksiyetesi açısından farklılıklar olduğunu gösterdi. Sağlık okuryazarlığı puanı en yüksek olan kuşağın Y, anksiyete puanının en yüksek olduğu kuşağın ise X kuşağı olduğu belirlendi. Y ve Z kuşağında sağlık okuryazarlığının toplam puan ortalamaları arttıkça koronavirüs anksiyete düzeyinin azaldığı tespit edildi. Ayrıca katılımcıların COVİD-19 ile ilgili bilgi kaynaklarında da kuşaklar arasında istatistiksel bir fark vardı. Sonuç: Bu çalışmada, tüm kuşaklarda sağlık okuryazarlığının koronavirüs anksiyetesi üzerinde olumlu etkisi olduğu görüldü. Bu etkinin özellikle Y ve Z kuşağında anlamlı olduğu belirlendi. Sağlıkla ilgili kuşak çalışmalarının, değişik yaş grubu kadınlar arasındaki farklılıkları anlamada fayda sağlayabileceği düşünülmektedir.