Emiş Cansu Yaka, Dinçer Atila
Anatolian Journal of General Medical Research - 2025;35(3):330-338
Amaç: Migren, özellikle kadınlarda yaygın ve sakatlayıcı bir nörolojik hastalıktır ve menstrüel alt tipleri-menstrüel migren (MM) ve menstrüasyonla ilişkili migren (MİM)-hormonal dalgalanmaların etkisini vurgular. Östrojen yoksunluğu bilinen bir tetikleyicidir, ancak tiroid fonksiyonunun etkisi henüz net değildir. Bu araştırmanın amacı, kadınlarda tiroid hormon seviyeleri ile migren fenotipleri arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Yöntem: Bu kesitsel çalışmaya, migren tipine göre kategorize edilmiş 175 kadın dahil edilmiştir: kronik migren (n=54), MİM [n=56; 12 saf MM (SMM) dahil] ve kontrol (n=65). Bilinen tiroid hastalığı olan katılımcılar çalışma dışı bırakılmıştır. Serum tiroid uyarıcı hormon (TSH), triiyodotironin (T3), tiroksin (T4) ve hematolojik indeksler incelenmiştir. Migrenle ilişkili şiddet ve engellilik, görsel analog skala ve migren engellilik değerlendirmesi (MIDAS) kullanılarak ölçüldü. Grup karşılaştırmaları tek yönlü varyans analizi, Kruskal-Wallis ve ki-kare testleri ile yapıldı. Bulgular: TSH, T3, T4 ve T3/T4 oranları gruplar arasında anlamlı farklılık göstermedi (tümü p>0,05). SMM ve MİM alt grupları da benzer tiroid değerleri gösterdi. Ancak, kronik migrenli hastalarda anlamlı olarak daha yüksek MIDAS skorları ve daha sık profilaktik ilaç kullanımı vardı (her ikisi de p<0,001). Hipertansiyon migren hastalarında daha yaygındı, ancak istatistiksel olarak anlamlı değildi. Sonuç: Migren tipleri veya kontroller arasında tiroid hormonu seviyelerinde farklılık bulunmaması, tiroid değişiminin normal tiroid fonksiyonuna sahip kadınlar için önemli bir migren faktörü olmadığını göstermektedir. Hormonal aracılı migrene olası subklinik veya otoimmün tiroid katkılarını araştırmak için daha fazla uzunlamasına araştırmaya ihtiyaç vardır.