NEVİN H ŞAHİN, İLKAY GÜNGÖR, ARZU SÖMEK
Jinekoloji ve Obstetrik Dergisi (Logos) - 2007;21(4):197-204
AMAÇ: Bu çalışma, İstanbul‘da bir özel hastanede doğum yapan kadınların doğum yöntemlerine ilişkin görüşleri ve postpartum dönemdeki sorunlarının belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı ve kesitsel yönteme göre planlanmıştır. MATERYAL ve METOD: İstanbul‘da bir özel hastanede doğum yapan kadınlar arasından olasılıksız yöntemle seçilen ve çalışmaya katılmayı kabul eden 91 kadın örnekleme alınmıştır. Veriler araştırmacılar tarafından geliştirilen, loğusaların sosyo-demografik özelliklerini, doğum yöntemleri ile ilişkili görüşlerini ve post-partum dönemde anne ve bebeğe ilişkin sorunları değerlendiren bir soru formu ile toplanmıştır. Katılımcılar ile doğumdan sonra erken postpartum dönemde hastanede, geç postpartum dönemde ise ev ziyaretleri ile evlerinde görüşülmüştür. BULGULAR: Kadınların % 15.4‘ü normal, % 84.6‘sı sezaryen doğum yapmıştır. Sezaryenlerin % 35.2‘si tıbbi, % 33‘ü kişisel ve % 16.5 hem tıbbi hem kişisel nedenlerle gerçekleştirilmiştir. Doğumların % 46.2‘sinde doğum şekline gebelikten önce karar verilmiştir. Gebeliğinde riskli bir sorun yaşayan (% 33) annelerin, % 96.7‘si doğumunu sezaryenle gerçekleştirmiştir. Gebeliğinde sorun yaşamayan kadınlarda ise normal doğum oranı % 21.3 ve sezaryen doğum oranı % 78.7‘dir. Normal doğum yapan kadınların çoğunluğu sonraki doğumlarının yine normal doğum olmasını isterken, sezaryen doğumlarda yine çoğunluk tekrar sezaryen doğum yapmak istemiştir. Sezaryen doğumlarda postpartum erken dönemde daha fazla sorun yaşandığı saptanmıştır. SONUÇ: Özel hastane örneklemimizde sezaryenin oldukça yaygın olduğu, kadınların sezaryen doğum tercihinde kişisel nedenlerin önemli yer tuttuğu ve sezaryen doğum yapan kadınların erken dönemde daha fazla sorun yaşadığı bulunmuştur.