NUR SENA TUTAN, İLKNUR GÖKÇE YILDIRIM
Sağlık Profesyonelleri Araştırma Dergisi - 2025;7(1):40-46
Kahve, dünya genelinde en yaygın tüketilen içeceklerden biri olup, tüketimi her geçen gün hızla artmaktadır. Günlük 2-5 fincan kahve tüketiminin genel sağlığı destekleyebileceği öne sürülmüş olsa da kahvenin gastrointestinal sistem üzerindeki etkileri tartışmalı bir konu olmaya devam etmekte ve net bir fikir birliği henüz bulunmamaktadır. Kahve, kafein, fenolik bileşikler, flavonoidler ve diterpenler gibi pek çok biyoaktif bileşenleri içerir ve bu bileşenlerin arasında en iyi bilinen ve potansiyel sağlık etkileri üzerinde daha çok durulan alkoloid grubuna ait olan kafeindir. İçerdiği biyoaktif bileşenler ile kahvenin sindirimi destekleyici, bağırsak hareketliliğini artırıcı ve mikrobiyotayı olumlu yönde etkileyici özelliklere sahip olduğu belirtilmektedir. Ancak bunların yanı sıra, kahvenin mide asit salgısını artırarak gastrit ve gastroözofageal reflü gibi mide rahatsızlıklarını tetikleyebileceği de vurgulanmaktadır. Bağırsak sağlığı üzerindeki etkileri açısından, kahvenin kolon motilitesini artırdığı ve bağırsak mikrobiyotasında olumlu değişikliklere yol açtığı bildirilmiştir. Özellikle inflamatuar bağırsak hastalıkları üzerinde kahvenin faydalı etkiler gösterebileceği ifade edilmekle birlikte, fonksiyonel dispepsi ve irritabl bağırsak sendromu gibi hastalıklarla olan ilişkisi net bir şekilde ortaya konulamamıştır. Özetle, kahve tüketiminin gastrointestinal sağlığı farklı yönlerden etkileyebileceğini göstermektedir. Günlük olarak ılımlı miktarda kahve tüketiminin faydalı olabildiği görülse de aşırı tüketimi bazı gastrointestinal semptomlara neden olabilmektedir. Sonuç olarak kahve tüketiminin bireysel semptom ve bireylerin mevcut sağlık durumlarına göre düzenlenmesi önerilmektedir.