UĞUR CANPOLAT, ENVER ATALAR
Türk Girişimsel Kardiyoloji Dergisi - 2014;18(3):86-94
Hipertansiyon toplumda sık görülen halk sağlığı sorunudur ve kardiyovasküler hastalıklar açısından major risk faktörüdür. Kalp hızı artışı yüksek kan basıncı ve hipertansiyon riskinde artış ile ilişkilidir ve hipertansif hastalarda ise kardiyovasküler riskin arttığının göstergesidir. Kalp hızı ve kan basıncı arasındaki önemli klinik ilişkilere rağmen, antihipertansif tedavi belirlenirken kalp hızı genellikle göz önünde bulundurulmaz. Bu durum kısmen hipertansiyon hastalarında kalp hızını azaltan tedavi stratejilerini destekleyen kanıtların yetersizliğine bağlıdır. Ek olarak, her ne kadar kalp hızı ve periferik kan basıncı arasında pozitif korelasyon olsa da, kalp hızı ve merkezi kan basıncı ters ilişkilidir. Özellikle beta blokerler, kalp hızını azaltan antihipertansif ilaçlar olmalarına rağmen, periferik kan basıncını azalttıkları kadar merkezi kan basıncını azaltmamaktadır. Günümüzde, aşikar kardiyak hastalığı olmayan hipertansif hastalarda artmış kalp hızı bir risk faktörü olmaktan öte risk belirteci olarak adlandırılmaktadır. Bu makalede kalp hızı ile kan basıncı ilişkisi ve hipertansiyon tedavisine olası etkileri ve kalp hızı artmış olan hastalarda kullanılabilecek tedavi seçenekleri irdelenmiştir.