KALP YETERSİZLİĞİ OLAN HASTALARDA İNSAN LÖKOSİT ANTİJENLERİNİN ROLÜ

Uğur KÜÇÜK, Ercan AKŞİT

Troia Tıp Dergisi - 2026;7(2):120-124

Canakkale Onsekiz Mart University Faculty of Medicine, Department of Cardiology, Canakkale, Turkiye

 

İlaç tedavilerindeki ve kardiyolojideki invaziv prosedürlerdeki ilerlemelere rağmen, kalp yetersizliği (KY) dünya çapında ölüm ve sakatlığın önde gelen nedenlerinden biri olmaya devam etmektedir. KY ilişkili yüksek ölüm ve hastalık oranları göz önüne alındığında, etiyolojisini -özellikle genetik temelini- anlamak çok önem-lidir. Bu mekanizmaların aydınlatılması, tedavi seçeneklerini genişleterek hastaların yaşam beklentisini artıra-bilir, yaşam kalitesini iyileştirebilir ve sağlık hizmeti maliyetlerini düşürebilir. Bu incelemede, KY patofizy-olojisi, tipleri, genetik temeli ve son olarak İnsan Lökosit Antijenlerinin (İLA) KY'deki rolü ele alındı. İLA sistemi, insan genomunun en polimorfik bölgelerinden biridir. Ana işlevi insan bağışıklık sistemini düzenlemek-tir. İLA moleküllerinin en önemli özelliği, çok çeşitli peptit sunumlarına izin vermeleri ve bağışıklık yanıtların-da bireyler arası değişkenliğe katkıda bulunmalarıdır. Bu polimorfizm, çok sayıda otoimmün ve inflamatuar hastalıkla ilişkilidir. Özellikle İLA-DQ2 ve İLA-DQ8 haplotipleri, anormal antijen sunumu nedeniyle çölyak hastalığı ve tip 1 diyabet mellitus için genetik risk faktörleri olarak kabul edilir. İnsan İLA-DQ alellerini ifade eden transgenik hayvan modelleri, otoimmün miyokardit ve ardından dilate kardiyomiyopati gelişimini göstermiştir. İLA haplotipleri şu anda KY için tek başına tanısal veya prognostik belirteçler olarak değer-lendirilmemelidir. Bunun yerine, özellikle miyokardit ilişkili veya idiyopatik dilate kardiyomiyopati gibi seçilmiş fenotiplerde, daha geniş bir immünogenetik ve inflamatuar ağın bir bileşenini temsil edebilirler.