Soner YILMAZ, Dilek GÜRLEK GÖKÇEBAY, Figen AYKUT, Funda EREN, Salim NEŞELİOĞLU, Özcan EREL
Türk Hijyen ve Deneysel Biyoloji Dergisi - 2025;82(4):597-606
Amaç: Kan bağışı hayat kurtarıcı bir işlemdir. Bununla birlikte bağış süreci ve sonrasında kan bağışçılarının sağlığının korunması zorunludur. Bu çalışmada, bağış işleminin oksidatif strese neden olup olmadığının yeni bir otomatik yöntem kullanılarak native tiyol (NT), total tiyol (TT), disülfid ve iskemik- modifiye albümin seviyeleri ölçümü aracılığı ile değerlendirilmesi amaçlandı. Yöntem: Bu çalışmaya kan bağışı yapmaya uygun 30 gönüllü kan bağışçısı dahil edildi. Kan bağışından hemen önce ve 30 dakika sonra periferik venöz kan örnekleri alındı. Bağışçıların demografik verileri (yaş, cinsiyet, kilo, boy) ve bir yıllık dönemde yapılan kan bağışı sayıları kayıt altına alındı. Katılımcılar Grup 1, 18-30; Grup 2, 31-40; Grup 3, 40 ve üzeri olacak şekilde yaş gruplarına ayrıldı. Mükerrer bağışçı, geçmişte en az bir kez kan bağışlayan bağışçı olarak tanımlandı. Vücut Kitle İndeksi (VKİ), kilogram cinsinden vücut ağırlığının, metre cinsinden boyun karesine bölünmesiyle hesaplandı. Bağışçılar VKİ değerlerine göre <25 ve >=25 olarak sınıflandırıldı. Dinamik tiyol/disülfit homeostazının (TDH) test parametreleri otomatik spektrofotometrik yöntemle ölçüldü. Bulgular: Katılımcılardan on dokuzu ilk defa kan bağışlayan, geri kalanları ise mükerrer bağışçıydı. Kan bağışından sonra TDH parametrelerinde anlamlı bir fark yoktu. Mükerrer kan bağışçılarının IMA seviyeleri, kan bağışından sonra istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek iken, THD'nin diğer parametreleri açısından anlamlı fark yoktu (p=0.04). 18-30 yaş grubu bağışçılarda nativ ve total tiyol düzeylerindeki azalma istatistiksel olarak anlamlıydı (p=0.03). Sonuç: Bu çalışmanın test sonuçları kan bağışının oksidatif strese neden olmadığını göstermektedir. Kan bağışı ile oksidatif stres arasındaki ilişkiyi daha net ortaya koymak için daha fazla kan bağışçısının katılımını sağlayan ileri çalışmaların yapılması gerekmektedir. Kan bağışının insan sağlığına olumsuz etkisinin olmadığının ortaya konulması, insanları kan bağışına teşvik etmesi açısından oldukça değerlidir.