Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

KAN BANKASINDA BEKLEME SÜRESİNİN ERİTROSİT SEDİMANTASYON HIZI VE FİBRİNOJEN SEVİYESİNE ETKİLERİ

YILMAZ DÜNDAR, RECEP ASLAN

Kocatepe Tıp Dergisi - 2001;2(1):53-57

Afyon Kocatepe Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, Biyokimya, Fizyoloji AD, Afyon

 

Çalışma, transfüzyon için alınmış ve kan bankasında bekletilen kanların kullanılabilirlik düzeyinde bekleme süresince oluşabilecek azalmanın rutin ve basit laboratuar testlerinden eritrosit sedimantasyon hızı (ESR) ve fibrinojen tayini ile belirlenebilirliğinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirildi. Dört adet sağlıklı genç erkek bireyden HbS Ag, HIV, VDRL taramalarından sonra alınan birer ünite kanda 22 gün boyunca gün aşırı sedimantasyon ve fibrinojen tayini yapıldı. Eritrosit sedimantasyonu Westergreen yöntemi ile 1/2 ve 1 saatlik veriler halinde, fibrinojen ise rutin yöntemlerle ölçüldü. Fibrinojen düzeylerinin kan alımından sonraki 5. günde yaklaşık % 50'lik bir düşüş göstererek azaldığı, fibrinojen düzeyindeki azalmanın 7. güne kadar devam ettiği gözlendi. Yedinci günden sonra fibrinojen miktarında önemli bir değişiklik oluşmadığı ve bu azalmış formunda sabit bir çizgiye oturduğu izlendi (p=0.000). ESR'nin 5 ve 7. günde istatistiksel olarak arttığı (1/2 saat p=0.030, 1 saat p= 0.034) daha sonra eritrositlerin sedimantasyon yeteneğinin ortadan kaybolduğu görüldü. Transfüzyon amacıyla alınan kanların özellikle eritrosit hücrelerinin elektriksel yüklerinin ve koagulasyon proteinlerinin zamanla azaldığını gösteren ESR ve fibrinojen tayini kan torbalarındaki kanların reolojik açıdan amaca uygunluğunu tahmin etmek için kullanılabilir. Ayrıca transfüzyon işleminin kanın torbalanmasından sonra en çok 3-4 gün içinde gerçekleştirilmesinin özellikle ağır hastalarda beklenen sonuç açısından önemli olacağı düşünülmektedir. Diğer yandan kan torbalarında daha fazla beklemiş kanların hücresel makromoleküler kayıplar ile bu kayıpların oranlan ve diğer parametrelerle ilişkileri dikkate alınarak yapılacak yeni çalışmalarla elde edilecek veriler transfüzyon uygulamalarının daha rantabl hale getirilmesine katkı sağlayabilir.