KAN KÜLTÜRLERİNDEN İZOLE EDİLEN CANDİDA TÜRLERİNİN FLUKONAZOL E TEST DUYARLILIKLARININ CLSI REFERANS MİKRODİLUSYON YÖNTEMİ İLE KARŞILAŞTIRILMASI

MEHMET VEYSEL COŞKUN, İCLAL AĞAN, M HAMİDULLAH UYANIK, HAYRÜNİSA HANCI, KEMALETTİN ÖZDEN

Journal of Research in Pharmacy - 2017;21(2):400-406

Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji AD, Erzurum

 

Özellikle invaziv Candida enfeksiyonu etkeni izolatlar için duyarlılık testi yapılması son yıllarda antifungal ajanlara karşı artış gösteren dirençle birlikte büyük bir önem taşımaktadır. Ancak antifungal duyarlılık testi olarak “Clinical and Laboratory Standards Institute (CLSI)” tarafından standardize edilen sıvı mikrodilüsyon yönteminin (Broth Mikrodilüsyon; BMD) uygulanmasındaki zorluklar araştırmacıları rutin laboratuvarda kullanılabilecek daha pratik yöntem arayışına itmektedir. Bu çalışmanın amacı hastanemizde kan kültürlerinden izole edilen Candida izolatlarında, sistemik Candida enfeksiyonlarının tedavisinde sıklıkla kullanılan bir ajan olan flukonazole karşı duyarlılığın belirlenmesinde E test yönteminin standart BMD yöntemi ile karşılaştırılması amaçlanmıştır. Ayrıca çalışma süreci içerisinde biriktirilen izolatların tiplendirilmesi ile hastanemizde en sık kandidemi etkeni olan Candida türlerinin oranı da belirlenmiştir. Çalışmaya Atatürk Üniversitesi Hastanesi Tıbbi Mikrobiyoloji Laboratuvarı’na Nisan 2012-Aralık 2015 tarihleri arasında çeşitli kliniklerden gönderilen kan kültürlerinden (BACTEC 9000 Sistemi; Becton Dickinson®) izole edilen 74 Candida izolatı (49 adet C. albicans, 15 adet C. parapsilosis, 6 adet C. tropicalis, 4 adet C. glabrata) dahil edilmiştir. Candida türlerini tanımlamak için kromojenik agar ve VITEK 2 otomatize sisteminin (BioMerieux®, Fransa) ilgili tiplendirme kartları kullanılmış, gerekli olması durumunda suşların mısır unlu Tween 80 agar besiyerinde morfolojik görünümlerine bakılmıştır. Candida türlerinin flukonazol duyarlılıkları CLSI tarafından tanımlanan standart BMD yöntemi ve E test yöntemi ile incelenmiştir. Çalışmaya dahil edilen 74 izolatın 49’nun (%66.2) albicans ve 25’inin ise (%33.8) albicans dışı türler olduğu görülmüştür. En sık izole edilen albicans dışı türün C.parapsilosis (%20.2) olduğu tespit edilmiştir. MİK değerlerine göre C.albicans ve C.glabrata izolatlarında her iki yöntemle de flukonazol direncine rastlanmamıştır. Bununla birlikte 15 C.parapsilosis izolatının 2’si her iki yöntemle flokonazole dirençli olarak gözlenirken; 6 C.tropicalis izolatından 2’si E test yöntemi ile dirençli olarak yorumlanmıştır. BMD yöntemi ile ise aynı C.tropicalis izolatlarından biri duyarlı diğeri ise doz bağımlı duyarlı (S-DD) olarak tespit edildi. Buna göre Candida türlerinde toplam direnç oranı E test yöntemi ile %5.4 iken bu oran BMD yönteminde %2.7 olarak belirlenmiştir. C.tropicalis türlerinde E test yöntemi ile dirençli BMD yöntemi ile duyarlı olan sonuç “büyük hata” (ME); E test yöntemi ile dirençli BMD yöntemi ile doz bağımlı duyarlı (S-DD) olan sonuç ise “küçük hata” (mE) şeklinde değerlendirilmiştir. Candida türlerinde E test ile flukonazol duyarlılığı bakılmasında “çok büyük hata”ya (VME) rastlanmamış, toplam uyum (EA) %85.1 olarak hesaplanmıştır. Elde ettiğimiz veriler E test yönteminin rutin laboratuvarda Candida türleri için alternatif bir antifungal duyarlılık testi olarak kullanılabileceğini işaret etmektedir. Bununla birlikte her ne kadar E test yöntemi, BMD yöntemine göre kolay kullanıma sahip olması, tekrarlanabilirliğinin yüksek olması avantajlarını taşısa da, antifungal duyarlılık testi olarak kullanılırken uygulama ve yorumlama aşamalarında dikkat ve deneyim gerektirmektedir.