Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

KAN ŞEKERİ REGÜLE OLMAYAN HASTALARDA KISA DÖNEM GLİSEMİK CONTROL VE İNTRAVİTREAL RANİBİZUMAB TEDAVİSİNİN SERUM SİTOKİN DÜZEYLERİ VE DİYABETİK MAKÜLER ÖDEM ÜZERİNE ETKİSİ

EMİNE TİNKİR KAYİTMAZBATİR, GULFİDAN BİTİRGEN, GUNHAL SATİRTAV, IBRAHİM KİLİNC, MUSTAFA KULAKSİZOGLU, BULENT SAVUT, HURKAN KERİMOGLU

Genel Tıp Dergisi - 2022;32(6):774-780

Department of Ophthalmology, Meram Faculty of Medicine, Necmettin Erbakan University, Konya, Turkey

 

Amaç: Glisemik kontrol ve intravitreal ranibizumab tedavisinin diyabetik maküla ödemi (DMÖ) üzerindeki kısa vadeli etkisini ve HbA1c ile belirli serum sitokinleri arasındaki korelasyonu değerlendirmek. Tasarım: Prospektif çalışmaya HbA1c seviyeleri 53 mmol/mol (%7) üzerinde ve spektral domain optik koherens tomografi (SDOKT) ile DMÖ tespit edilmiş 43 katılımcı dahil edildi. Katılımcılar: Katılımcılar, başlangıç en iyi düzeltilmiş uzak görme keskinliklerine (EDGK) göre gruplandırıldı. Grup 1, üç doz aylık intravitreal ranibizumab (0.5 mg) enjeksiyonu ile tedavi edilirken, Grup 2’deki katılımcılar intravitreal tedavi uygulanmadan takip edildi. Yöntem: İnterlökin (IL)-1β, IL-6, IL-8, tümör nekroz faktörü-alfa (TNF-a), monosit kemoatraktan protein-1(MCP-1) ve vasküler endotelyal büyüme faktörü (VEGF) dahil olmak üzere serum sitokin seviyeleri, enzime bağlı immünosorbent testi (ELISA) kullanılarak 3 aylık takibin başında ve sonunda analiz edildi. Bulgular: Grup 1’in maküla kalınlıklarında (bir kadran hariç) anlamlı azalma gözlendi. Serum sitokin seviyelerindeki değişiklikler HbA1c düşüşü ile korele bulunmadı. Grup 1’de intravitreal tedaviye rağmen serum VEGF düzeyi anlamlı olarak yükseldi. Sonuç: Kısa süreli glisemik kontrolün tek başına DMÖ tedavisindeki yeri sınırlıdır. İntravitreal tedavinin DMÖ üzerindeki terapötik etkisi, lokal sitokin ortamının patofizyolojideki rolünü desteklemektedir