BÜLENT TÜNERİR, SADETTİN DERNEK, YAVUZ BEŞOĞUL, TURAN YAVUZ, BEHÇET SEVİN, TUĞRUL KURAL, RECEP ASLAN
Turkish Journal of Vascular Surgery - 1999;8(1):23-27
Bu çalışmada kardiak ve nonkardiak orijinli akut arteriyel emboli olgularının cerrahi tedavi sonuçlarının karşılaştırmalı olarak irdelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla son on yılda kliniğimizde akut arteriyel emboli nedeniyle ameliyat edilen 201 olgu incelenmiştir. Bu olguların 160'ında (%79.6) bir kalp hastalığı saptandı. 34 olguda (%17) emboli orijini kalp dışı hastalıklardı. Bu olguların 3'ünde travmatik, 2'sinde iatrojenik, geri kalanlarda aterosklerotik orijinli tromboemboli vardı. 7 olguda (%3.4) emboli orijini saptanamadı. Kardiak grupta olguların 88'i (%55) erkek ve 72'si (%45) kadındı ve yaşları 23-75 arasında değişmekteydi (ortalama 52.4±8.2 yıl). Nonkardiak grupta olguların 23'ü (%67.6) erkek ve 11'i (%32.3) kadındı. Bu grupta yaş ortalaması 67.3±9.1 yıl idi. Kardiak grupta 104 olguda atrial fibrilasyon (%65), 107 olguda valvüler kalp hastalığı (%66.9), 51 olguda iskemik kalp hastalığı (%31.9) ve 2 olguda (%1.2) tromboze protez kalp kapağı saptandı. Kardiak grupta mortalite oranı %6.2 (n=10), nonkardiak grupta %5.8 (n=2) idi (p>0.05). Kardiak orijinli embolilerde amputasyon oranı %2.5 (n=4) iken nonkardiak embolilerde bu oran %8.8 (n=3) idi (p<0.05). Sonuç olarak, kardiak ve nonkardiak orjinli emboliler birbirine yakın mortalite oranlarıyla tedavi edilebilmelerine karşın nonkardiak orijinli arteriyel emboliler kardiak orjinli olanlara göre daha yüksek amputasyon oranıyla tedavi edilebilmektedir. Bu açıdan her iki grupta da morbidite ve mortaliteyi düşürebilmek için altta yatan hastalıkların erken tanı ve tedavisi gereklidir.