SERDAR BOZYEL, TÜMER ERDEM GÜLER
Southern Clinics of Istanbul Eurasia - 2020;31(2):117-122
GİRİŞ ve AMAÇ: Kardiyak implante edilebilir elektronik cihaz enfeksiyonlarının görülme oranı yıllar geçtikçe artmakta ve bu durum ciddi komplikasyonlar ve maliyet artışı ile ilişkili olabilmektedir. Bu çalışmada, bizim üçüncü basamak sağlık merkezi deneyim sonuçlarını değerlendirdik. YÖNTEM ve GEREÇLER: 20122018 yılları arasında, prosedürel ve izlem verileri mevcut olan, tüm kardiyak implante edilebilir elektronik cihaz implantasyonu uygulanan hastalar çalışmaya alındı. BULGULAR: Beş yüz on iki hasta içerisinden, yaşları 2978 yaş arası değişen altı hastada cihaz enfeksiyonu saptandı. Ortalama takip süresi 2.8±1.7 yıl idi. Hepsi yeni implant olgulardı ve beş olgu için tüm sistemin çıkarılması (jeneratör ve tüm transvenöz lead’ler dahil) işlemi yapıldı. Lokal enfeksiyon belirtileri olmayan izole cep erozyonu olan bir olguda, jeneratör çıkarılması ve debridman işlemleri yapıldı ve yara antibiyotik solüsyonu ile yıkandı. Tüm hastalara taburculuk sonrası iki haftalık oral antibiyotik tedavisi verildi. Üç hastada reimplantasyon sonrası, 13±6.1 ay takip döneminde enfeksiyon tekrarı oluşmadı. İmplante edilmiş cihaz tipleri hariç, enfekte olan ve enfekte olmayan hastalar arasında bazal özellikler açısından farklılık saptanmadı. Cihaz enfeksiyonu olan hastalarda hematom ve pnömotoraks görülmedi. TARTIŞMA ve SONUÇ: Cihaz enfeksiyonları için bilinen geleneksel risk faktörleri enfekte hastalarımızla ilişkili olarak saptanmadı. Cihaz enfeksiyon oranımız (%1.17) düşüktü ve hem cihaz enfeksiyonu hem de tedavisi nedeniyle ciddi bir komplikasyon görülmedi.