Nuriye BÜYÜKTAŞ
Laodikya Rehabilitasyon Bilimleri - 2026;4(1):69-77
Kardiyopulmoner hastalıklar, kalp ve akciğer fonksiyonlarını etkileyen ve dünya genelinde yüksek morbidite ile mortaliteye yol açan kronik sağlık sorunlarıdır. Bu hastalıklarda sık görülen kronik öksürük, dispne ve solunum kas disfonksiyonu gibi semptomlar yalnızca solunum kapasitesini etkilemekle kalmaz; torakal, abdominal ve pelvik kas-fasya zincirinin bütününü de etkileyerek fonksiyonel bozulmalara ve hareket kısıtlılıklarına yol açabilir. Pelvik taban disfonksiyonları; artmış intraabdominal basınç, diyafram disfonksiyonu, abdomino-pelvik dissinerji ve kor stabilitedeki bozulmalar gibi çok boyutlu mekanizmalar aracılığıyla ortaya çıkabilir. Ayrıca bağırsak-akciğer aksındaki işlev bozuklukları, gastrointestinal motiliteyi ve boşaltım fonksiyonlarını etkileyerek pelvik taban üzerindeki yükü artırabilir. Kardiyopulmoner hastalıklar bireylerin yaşam kalitesini tek başına olumsuz etkilerken, bu hastalığa eşlik edebilen pelvik taban disfonksiyonları yaşam kalitesi üzerinde ek bir yük oluşturabilir. Bu derlemenin amacı, kardiyopulmoner hastalıklar ile pelvik taban disfonksiyonu arasındaki ilişkileri mevcut literatür ışığında sistematik biçimde incelemek, olası patofizyolojik mekanizmaları açıklamak ve klinik değerlendirme ile bütüncül rehabilitasyon stratejilerinin önemini vurgulamaktır. Böylece, erken tanı ve uygun müdahalelerin hem pelvik taban hem de solunum fonksiyonlarının korunmasına ve hastaların yaşam kalitesinin artırılmasına katkı sağlayabileceği ortaya koymaktadır.